Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11536 E. 2024/21609 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11536
- Karar No
- 2024/21609
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/505 E., 2015/15 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme I. Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, 05.04.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması, eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle mahkemece verilen 25.04.2024 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde son ikamet adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca 21.01.2015 tarihinde sanığa tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 05.04.2024 tarihinde temyiz eden sanığın süresinde olmayan temyiz istemi ile yerinde görülmeyen eski hale getirme isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan iade işlemi üzerine suçtan zarar gören ... vekilinin 04.07.2024 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek ve hükmü temyiz ederek davaya katılmak iradesini açıkça ortaya koyan anılan kurumun aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın nezarethanede bulunan havalandırma borusunun demirini kırması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet kararının verildiği 13.01.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.