Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9888 E. 2024/21519 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9888
- Karar No
- 2024/21519
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/868 E., 2022/337 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ve babasının katılanın zilyetliğindeki aracı çekici ile olay yerinden aldığının anlaşılması üzerine kendilerine ulaşıldığı, sanığın kolluktaki ifadesinde, aracı ikametinin önüne park ettiğini, daha sonra jandarma görevlilerine teslim ettiğini, babası ...'ın aracın nerede olduğunu öğrenerek muhtara bilgi verdiğini ve polislerin de giderek aracı teslim aldıklarını beyan ettikleri, katılanın ise aracın zarar görmüş olduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; aracın sanığın katkısı ile katılana teslim edilip edilmediğinin araştırılarak, edilmiş ise, gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılanın vefat ettiği gözetilerek yasal mirasçılarından kısmî iade hükümlerinin uygulanmasına rızalarının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2- Sanığın tekerrüre esas alınan Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2010 tarih ve 2009/942 Esas 2010/482 Karar sayılı, 21.05.2010 tarihinde kesinleşen ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması ve hükümde bulunan suçlardan olan elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan sanığın mahkumiyetine dair ilamının hükümden sonra 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp, sanığa atılı suçun TCK'nın 163/3. maddesinde yeniden düzenlendiği ve 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan hükümlülük ile ilgili 6352 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme nedeniyle uyarlama yargılaması ve sanık tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak; sonucunun olumsuz olması durumunda ise bahse konu ilamda yer alan 5237 sayılı Kanun'un 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerekirken ilamın tamamının tekerrüre esas alınması ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3- İddianame içeriğine göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanması istenildiği hâlde ek savunma hakkı verilmeden (talimat mahkemesince alınan ek savunma ile yetinilerek) aynı Kanun’un 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.