Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9686 E. 2025/12967 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9686
- Karar No
- 2025/12967
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/139 E., 2022/291 K. SUÇ : Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, uzlaştırma hükümlerinden yararlanmak istediğine, eyleminin diğer sanığa yardım etmekten ibaret olduğuna, sanık ... müdafinin temyiz isteminin, taraflar uzlaştığından dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğine, hâlde tüm işlerin gece yapıldığına, hâl çalışanlarının gece mesai yaptığına, TCK'nın 143. maddesinin uygulama yeri bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın 20 yıldır hâlde çalıştığına, uzlaşmayı kabul ettiğine, hırsızlık kastının bulunmadığına, hâlde gece vakti çalışmanın esas olduğuna, hâl gece, gündüzden daha kalabalık ve hareketli olduğundan TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasının ve uzlaşma yolu mümkün olmadığı halde uzlaştırma işlemleri yaptırılarak masraflarının sanığa yüklenmesinin hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan gerekçe göstermeden uzaklaşıldığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/471 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararların sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu, 06.02.2020 tarihli ve 2019/1674 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin kararlarının kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 141/1 ve 143. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiziyle, Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/4583 Esas, 2020/5260 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozularak dosyanın gereği için Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemece dosya ele alınarak karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; 1- 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince dosyanın gereğinin yerine getirilmesi için hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesi gerekirken dosyanın sehven ilk derece mahkemesi olan Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 3-7 maddeleri gereğince, kamu düzenini ilgilendiren ve kanunla belirlenen görev hususunun kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen gözetilmesinde zorunluluk bulunması nedeni ile dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Ceza Genel Kurulu ile hırsızlık suçlarına bakan Dairelerin Türk Ceza Kanunun da düzenlenen eklenti kavramının tespit ve değerlendirilmesine ilişkin istikrar bulmuş kararları çerçevesinde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen "eklenti" kavramının değerlendirilmesi ölçüleri içerisinde hiçbir dönemde çevresi eklenti sayılmaya müsait belirleme çevreleme dışarıdan bakıldığında kamuya açık serbestçe girilmesine izin olmadığı anlaşılabilir olanların içerisinde de bina sayılan bir yapınında bulunması hâlinde bu alanların büyüklükleri tahsis amaçları ve kullanımlarına bağlı bir istisna kabul edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin birlikte kabul ettiği çerçevede ... ... kompleksi çevresi duvarla çevrili, içinde çok sayıda binalar olan belirli ve kontrollü giriş sağlanan kapılardan giriş çıkışı bulunan mevcut fiziki yapısı içerisinde büyüklüğüne bağlı kanunun amacına ve uzun yıllardır yerleşik Ceza Genel Kurulu ve daire uygulamalarına aykırı şekilde Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesince bu alanın yine Ceza Genel Kurulu ve daire uygulamalarında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinin kapsamına dair kabulleri ile de örtüşmeyen şekilde sanığın eyleminin aynı Kanun'un 142/2-h maddesi çerçevesinde kabulü yerine yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince uygulama yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.