Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8193 E. 2025/2888 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8193
- Karar No
- 2025/2888
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/69 E., 2022/302 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki hükümlere rağmen, sanık ... hazır edilip dinlenmeden davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması, 2. Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin 17.01 olduğu, güneşin doğuş saatinin 06.28 olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 18.01'de başladığı ve ertesi gün saat 05.28'de sona erdiği, dosya içeriğine göre, sanıkların temyize konu olaydaki aracı çaldıktan sonra bir başka davaya konu ... Evleri İnşaatındaki tesisat malzemelerini bu araca yükleyip götürdüklerinin tespit edildiği, şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, aracı en son 01.11.2015 tarihinde saat 20.30 sıralarında yerinde gördüğünü beyan ettiği, aracın çalındıktan sonra ... Evleri İnşaatındaki malzemeleri taşımak için kullanıldığı hususunun sanıkların savunmalarıyla sabit olduğu, sanık ...'ın soruşturmada alınan ifadesinde ... Evleri İnşaatındaki hırsızlığın 02.11.2015 tarihinde saat 02.00 sıralarında gerçekleştirildiğini beyan ettiği, yine dosya içerisindeki 05.11.2015 tarihli Araştırma Tutanağına göre, ... Evleri İnşaat alanındaki hırsızlık eyleminin 02.11.2015 tarihinde saat 00.40 ilâ aynı gün saat 03.20 arasında gerçekleştirildiği ve MOBESE görüntülerinde ise aynı gün saat 03.25 sıralarında temyize konu olayda çalınan beyaz renkli Şahin marka araç ile malzemelerin taşındığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki ifadesi, sanıkların savunmaları ve araştırma tutanağı içeriğine göre atılı suçun 01.11.2015 tarihinde saat 20.30 ilâ 02.11.2015 tarihinde en geç saat 03.25 arasında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafi ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın bozmadan önce müdafii bulundurulmadan alınan savunması ile yetinilip yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 4. Sanıklar tarafından suça konu araç 02.11.2015 tarihinde farklı yerde hasarlı ve eksik malzeme ile terk edildikten sonra sanıkların herhangi bir yer göstermesi olmaksızın kolluk görevlilerince yapılan araştırma üzerine aracın terk edildiği yerde bulunduğu, yine araçtan çıkarılan arka koltuğun da diğer hırsızlık suçunun işlendiği ... Evleri İnşaat alanı önünde araştırma üzerine bulunarak şikâyetçiye iade edildiği, kovuşturma aşamasında şikâyetçinin sunduğu 30.03.2016 tarihli dilekçe içeriğine göre, eksik malzeme ve hasara ilişkin kalan zararın sanık ...'ın babası tarafından giderildiği, şikâyetçinin indirim hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiği, ancak diğer sanık ... tarafından herhangi bir zarar gideriminin yapılmadığının anlaşılması karşısında, kovuşturma aşamasında gerçekleştirilen zarar gideriminin kısmî iade mahiyetinde olduğu ve kısmi iade hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmi iadeyi gerçekleştiren fail olan sanık ...'ın yararlanabileceği, kısmî iadede bulunmayan sanık ...'in ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilmeden, sanık ... hakkında uygulanma koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 5. Kabule göre de; a) Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/2, 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezalarının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 yıl 8 ay hapis cezaları tayin edilmesi ve kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.11.2015- 02.11.2015" yerine "05.11.2015" olarak yanlış yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.