Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/8240 E. 2025/1988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8240
- Karar No
- 2025/1988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2016/62 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇLAR : Silahla tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında silahla tehdit ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükmün temyizi mümkün olmadığından, Tebliğname'ye uygun olarak katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2.Sanık ... hakkında silahla tehdit, sanık ... hakkında silahla tehdit ve mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince ;
Sanıkların yargılama konusu olan eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve sanık ... için ayrıca 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava, 12 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında sorgu tarihi olan 03.07.2014 tarihinden sanık ... hakkında ise hüküm tarihi olan 23.03.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.02.2025 tarihinde karar verildi.