Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/555 E. 2023/2043 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/555
- Karar No
- 2023/2043
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1110 E., 2016/1141 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2015 tarihli ve 2015/4539 numaralı iddianamesiyle sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 35, 53/1, 58/6. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/1110 Esas, 2016/1141 Karar sayılı kararı ile sanıkların hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 141/1, 35, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/3748 Esas, 2022/15336 Karar sayılı kararı ile; katılana yapılan karar tebliği işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın, katılana usulüne uygun olarak tebliği ile tebligat ilmühaberi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz talebi, suç kastının olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz talebi, hükmü temyiz etme isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.02.05.2014 tarihinde saat 12.45 sıralarında ... Nakliyat isimli firmaya ait hurda deposuna ... plakalı C. B. idaresindeki vinçle A.K.'ya ait ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseden oluşan tıra ... plakalı hurda haldeki çekicinin yüklenmekte olduğunun polis memurları tarafından görülmesi üzerine olay mahallinde bulunan A.K, tır kamyonun şoförü M.Ç., C.B. ve yanlarında bulunan sanık ...'ın yanlarına gidildiği, C.B. kendisinin telefon ile aranması üzerine sanık ... ile buluştuğunu ve birlikte hurdanın bulunduğu depoya geldiklerini, tanık A.B. ise, ... ile birlikte depoya geldiklerini, ...'ın talimatları doğrultusunda hurdayı araca yüklediklerini beyan ettikleri, sanıkların katılana ait hurda halindeki çekiciyi tanıkların yardımıyla çaldıkları sırada eylemlerini tamamlayamadan olay yerine gelen polis memurlarınca yakalandıkları ve sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Olay Yakalama Tutanağı dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinde düzenlenen erteleme, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkumiyetinin bulunduğu, mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 62. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dayanak olan gerekçesinin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu gibi sanığın lehe hükümlerin uygulanması yönünde bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde lehe hükümlerin uygulanmaması yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak; 1. Şikâyetçi kolluktaki beyanında, kazalı ve çalışmaz haldeki çekiciyi ... Nakliyat'a ait hurda deposuna bıraktığını, bu deponun etrafının tel ile çevrili olduğunu belirttiğinin ve dosya arasında olayın gerçekleştiği yere ait görgü tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında; hurda çekicinin çalındığı yerin tespiti bakımından, keşif yapılarak veya olay yerinin kolluk görevlilerince tespiti istenerek hurda çekicinin çalındığı yerin etrafının çevrili ve binanın eklentisi niteliğinde olması halinde sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinin, etrafının çevrili olmaması halinde ise aynı Kanun'un 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3. Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçinin katılma istemi konusunda mahkemenin karar vermemiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/1110 Esas, 2016/1141 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.