Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3141 E. 2025/10888 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3141
Karar No
2025/10888
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2887 E., 2020/1434 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin dosyada bilgi veren şahsın ve şikâyetçinin ifadelerinin tutarsız ve çelişkili olduğuna, delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, ihbar üzerine yakalama gerçekleştiren polisler tarafından detaylı üst araması yapılmasının, cep telefonunun sanıktan alınmasının ve el konulmasının, açılmasının, telefon araması yapılmasının, konuşulmasının ve bu surette bilgi edinilmesinin, bu hususta herhangi bir yazılı karar veya emir olmadan yapıldığı için hukuka aykırı olduğuna, bu hususun PVSK 4-a maddesine, ilgili yönetmeliğe aykırı olduğu gibi Anayasanın 20. maddesinin ikinci fıkrasına da aykırı olduğuna, sanığın karakol ifadesinin değil mahkeme sorgusunun dikkate alınması gerektiğine, dosyada cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına, dosyadaki iddiaların sadece varsayımdan ibaret olduğuna, dolayısıyla "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin uygulanması gerektiğine, dosyada iddia edilen suç için şüphelerin ortadan kalkmadığına, çelişkilerin giderilmediğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi olmasına rağmen, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3141, K. 2025/10888, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3141-e-2025-10888-k-d90181424363