Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2919 E. 2025/11195 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2919
Karar No
2025/11195
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2613 E., 2019/1707 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2016/90 E., 2018/284 K. sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2019/114 E., 2019/96 K. sayılı kararı ile "... 1-Mağdur ve şikayetçinin hakları 5271 sayılı CMK'nun 234. maddesinde düzenlenmiştir. Bu haklardan birisi de aynı maddenin 1-b-1 bendinde düzenlenen duruşmadan haberdar edilme hakkıdır. Bölge adliye mahkemesi, istinaf kanun yoluna başvuru üzerine dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; istinaf başvurusunun esastan reddine, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün bozulmasına, davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına dair kararlar verebilir. Bölge adliye mahkemesi ancak 5271 CMK'nin 289. maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması halinde bir hükmü bozma yetkisine sahiptir. Bölge adliye mahkemeleri, 5235 sayılı Kanun'un 47/3. maddesindeki ayrıksı durum hariç ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma olanağına sahip değildir. Bu bakımdan bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapmasının tali ve istisnai bir görev olduğu açıktır. Ayrıca, 25/03/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/03/2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun'la onaylanan 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2/1. maddesinde değinilen sanığın iki dereceli yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vermemek, maddi gerçeğe ulaşmak ve sanığın kanunlara aykırı olacak şekilde ceza almasının önüne geçmek amacıyla sanık hakkındaki yargılamanın yeniden mahkemesi tarafından yapılmasında ve toplanan delillerin mahkemesince takdir edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması ise CMK'nun 289/1-e maddesinde “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlenmiş olup, suçtan zarar görene duruşma günü bildirilmeden kovuşturmanın sonlandırılması bu maddeye aykırılık oluşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan Ticaret Bakanlığı ...'nün duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanarak CMK'nun 233 ve 234. maddelerine aykırı olarak kovuşturmanın bitirilmesi suretiyle CMK'nun 234/1-b-1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, 2-Sanıkların taklit anahtar kullanmak suretiyle bir çok kez depoya girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların hırsızlık eyleminin TCK'nun 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nun 142/2-h maddesi ile hüküm kurulması, 3-Çalınan şeylerin CİF değirinin 55.238,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanıkların bir çok kez depoya girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması sırasında 1/4 oranından daha fazla oranda cezadan arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin "c" bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6-İştirak halinde suç işleyen sanıklardan sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, toplam 50 TL yargılama giderinin hangi sanıktan alınacağı belirtilmeksizin "sanıktan tahsiline" karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, …" gerekçeleri ile sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2019/114 E., 2019/96 K. sayılı kararı ile bozma üzerine Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/320 E., 2019/694 K. sayılı kararlarının yasal dayanaktan yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2919, K. 2025/11195, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2919-e-2025-11195-k-6e8c75a684c6