Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29051 E. 2024/20537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/29051
Karar No
2024/20537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/849 E., 2023/922 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/849 Esas, 2023/922 Karar sayılı kararının, sanıklar ..., ... ve müdafiileri, sanık ... Değer tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I-Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık müdafinin yokluğunda verilip 29.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 22.06.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanıklar ..., Emrullah Değer, ... ve ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/609 Esas, 2020/78 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/356 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararı ile, sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca zorunlu müdafi atanması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının, zararın giderilip giderilmediği hususu araştırılarak sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiği ve tekerrür uygulamasına ilişkin gerekçelerle bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/356 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/91 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmalarının alınması ve zorunlu müdafiin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., Emrullah Değer, ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen Tebliğname'ye uygun olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29051, K. 2024/20537, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-29051-e-2024-20537-k-b7732a7e7547