Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28943 E. 2026/3617 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/28943
Karar No
2026/3617
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2023/1972 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma

I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2023/956 Esas, 2023/1972 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve 2022/237 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanık hakkında verilen hükmün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin kendisine isnat edilen suçu işlemediğine, hırsızlık suçunun ana manevi unsurlarından biri olan özel kastı sağlamamış olması sebebiyle hırsızlık suçunu işlememiş bulunduğuna, kamera kayıtlarının incelenmesi hususunda dosyada herhangi bir bilirkişi raporu bulunmadığına, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan kusursuz ceza olmaz ilkesinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine, bir kimsenin geçmişte bu suça benzer suçu işlemiş olmasının, bundan sonra da bu suçu işleyeceğine kanıt oluşturmayacağına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün yasaya ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın dosya kapsamındaki beyanlarının samimi olduğuna, suç işleme kastı bulunmadığına, müvekkili sanık ...'ın, diğer sanıkların suç işleme amacını bilmeden sadece yardım etmek amacıyla olay yerinde bulunduğuna, suça iştirak etmediğine, kendisinin de kandırıldığını, arabasının suça alet edildiğini ve müştekinin zararı varsa karşılamak istediğini beyanlarında belirttiğine, müvekkilinin beyanlarında hiçbir çelişki bulunmadığına, olayın asıl faili olan kişinin sanık ... olduğuna, bu durumun ... dışındaki sanıkların beyanlarının tutarlı olmasından ve ...'in beyanlarının diğerleriyle hiçbir şekilde uyuşmamasından, suçu diğer sanıkların üzerine yıkmaya çalışmasından da açıkça görüldüğüne, önemli bir delil olarak bulunan kamera kayıtlarının incelenmesi hususunda dosyada herhangi bir bilirkişi raporu bulunmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili sanık ...'ın hem kollukta hem de mahkemede samimi dürüst ifadeler verdiğine, olaya konu eşyaların sanıklardan ...'in akrabasına ait olmasının müvekkilinin hataya düşmesini destekler nitelikte olduğuna, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, müvekkili hakkında kurulan hükmün tamamen usul ve yasaya aykırı olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediğine, diğer sanıkların işledikleri suçu müşteki ile akraba olması nedeni ile müvekkilinin üzerine yıkmaya çalıştıklarına, diğer sanıkların ifadelerinin tamamının çelişkili olduğuna, müvekkilinin siteye girdiğine veya girmediğine dair en büyük delilin kamera kayıtları olduğuna, ancak kamera kayıtlarının incelenmesi ve çözümlenmesi hususunda dosyada herhangi bir bilirkişi raporu bulunmadığına, müştekinin müvekkili hakkında şikayetçi olmadığını belirttiğine ve zararını karşılamayan sanıklar yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olmadığını belirttiğine, ancak müştekinin kastı zararını karşılamayan yönünden olup zararını kısmen karşılayan ...'ten şikâyetçi olmadığı gibi sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olduğu yönünde yorumlanması gerektiğine, bu nedenle kurulan hükümde indirim yapılmamasının da usul ve yasaya aykırı olup verilen kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanık ...'ın 22.07.2022 tarihli celsede müdafii huzurunda savunmasının alınmış olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki bozma düşüncesine sanık ... yönünden iştirak edilmemiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, B- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28943, K. 2026/3617, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-28943-e-2026-3617-k-18fac24311fc