Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27559 E. 2025/16479 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/27559
Karar No
2025/16479
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3697 E., 2022/4808 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; eylemin kanunda öngörülen suç tipine uymadığına, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığına, sanık ...'un temyiz isteminin; delil olmadan mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın hakkaniyete aykırı olduğuna suçun mağduru durumunda olduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1.fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/644 Esas, 2019/24 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2019/2792 Esas, 2021/3334 Karar sayılı kararı ile, "... Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 Sayılı TCK'nun 142/2-h, 143/1 maddelerinin uygulandığı, sanığın yargılamasının CMK'nun 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii olmaksızın yürütülüp sonuçlandırıldığı; ancak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2020/2 77... /1728 karar sayılı 11/03/2020 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere atılı suçun alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca müdafii bulundurulması zorunlu olduğu halde bu hususa riayet edilmediği, Yukarıda belirtilen hususun duruşmada kanunen mutlak surette hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması niteliğinde olduğu, İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının delil durumunun da hırsızlık suçu ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.'' şeklindeki gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2019/2792 Esas, 2021/3334 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/54 Esas, 2022/681 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/27559, K. 2025/16479, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-27559-e-2025-16479-k-4f64de5731ba