Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/37222 E. 2024/11031 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37222
Karar No
2024/11031
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/715 E., 2019/709 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın, sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiğinden bahsedilmeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, bu suretle de mahkumiyet kararının zamanaşımını kesmeyeceği tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 02.10.2015 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, kararın Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verildiği tarih ile 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi gereğince açılan temyiz yolunun kullanılması arasındaki durma süreleri de eklendiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/37222, K. 2024/11031, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-37222-e-2024-11031-k-828382ea9f80