Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27493 E. 2026/7090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27493
- Karar No
- 2026/7090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3582 E. 2023/1025 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün bozulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2020/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip sanık müdafiine tebliği edilen hükme karşı sanık müdafiinin yasa yoluna başvurmaması gözetildiğinde, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığa da tebliğinin yapılması gerektiği hâlde yapılmaması nedeniyle öğrenme üzerine sanık ... tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesinde ''Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.'' hükmüne yer verildiği, dolayısıyla ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2022/3582 Esas. 2023/1025 Karar sayılı bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 284/1 ve 286/1. maddeleri uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık ...'nın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen bozma kararına yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, delil olmadığı ve şüphe olduğundan beraat kararı verilmesine yönelik, sanık ...'nın temyiz isteminin ise suçu işlemediğine ve delil olmadığına yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa verilen cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların atanan zorunlu müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'nın müdafiisi olmadan karar verilmesi suretiyle yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, 3. Hüküm tarihinde Buca Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... ile Araç Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'e duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 17.05.2022 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.