Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1634 E. 2026/7751 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1634
Karar No
2026/7751
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2368 E., 2020/938 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, "cezanın üst hadden verilmesi gerektiğine, vekâlet ücreti hükmedilmemesine, 31.05.2014 tarihli eylem nedeniyle hüküm kurulmamasına, suç tarihinin yanlış yazılmasına" sanık ... müdafinin temyiz isteminin "Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulmasına, mahkûmiyet verilmesi hâlinde erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine," sanıklar ..., ..., ... müdafinin temyiz isteminin "sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken sanık ...'in çelişkili beyanlarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına, 5237 sayılı Kanun'un 145 maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmamasına" sanık ... müdafinin temyiz isteminin "sanığın beyanlarından baskı altında kollukta vermiş olduğu ifadelerini esas alarak sanık hakkında ceza verilmiş olmasına, sanığın üzerine atılan söz konusu suçu işlediğine dair mesleğinde kullanmış olduğu eşyaların delil olarak kullanılıp, bu aşamada her türlü şüpheden uzak delille elde edilemediği hâlde sanık hakkında ceza verilmiş olmasına, 5237 sayılı Kanun'un 145 maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmamasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca kamu davasının açıldığı, Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2015/ 37... /60 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında aynı Kanun'un 142/1-e, 143/1, 43/1, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak sanıklar hakkında aynı Kanun'un 142/1-a, 143/1, 43/1, 142/5, 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmalarına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1-5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 2-5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanıklar ..., ..., ..., ..., katılan sanık ...'in talimat yoluyla sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakları kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetlerine karar verilmesi, 3-Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesine yer verilmemesine rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanmasına karar verilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekili, katılan sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1634, K. 2026/7751, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-1634-e-2026-7751-k-7b75b98cc5a4