Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4849 E. 2026/5683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4849
- Karar No
- 2026/5683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/401 E., 2025/363 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2024/388 Esas, 2024/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 83.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2025/401 Esas, 2025/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Delil yetersizliğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullanıcı şahıslara sattığına dair hakkında istihbari bilgi bulunan sanığın usulüne uygun şekilde yapılan ikamet aramasında ikametin farklı yerlerinde ayrı ayrı uyuşturucu maddelerden esrar, esrar elde edilmesine ilişkin kenevir bitkisi parçaları ile hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın ele geçirilen bu uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanığın cezalandırılması talebini içeren iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği ve 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca yargılama esnasında sanığa bu hususta ek savunma hakkı verilmediği, ancak ek savunma yerine geçecek şekilde adli sicil kaydı okunarak savunmasının alındığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması eleştirilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları ve kriminal rapor, sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerin farklı miktarda ve evin değişik yerlerinde bulunması, ayrıca uyuşturucu madde paketlemede tartım için kullanılan hassas terazinin de olay yerinde üzerinde kenevir bitkisi kalıntılarıyla bulunmasına göre, sanığın, ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin "Sanık hakkında takdir edilen 833 tam gün adli para cezasının 1 gün karşılığı 100 TL üzerinden paraya çevrilmesinde hesap hatası yapılarak 83.300,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 83,000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülme, hükmün bozulma ve değiştirilme nedeni kabul edilmemiştir." şeklindeki eleştiri konusu isabetli bulunmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarda belirtilen eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2025/401 Esas, 2025/363 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.