Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13629 E. 2025/16438 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13629
- Karar No
- 2025/16438
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1317 E., 2022/1046 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/1317 Esas, 2022/1046 Karar sayılı kararının sanık müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1. fıkrasında (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında ilk olarak hükmedilen 25.01.2019 tarihli ve 2018/242 Esas, 2019/6 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın, 06.10.2020 tarihli ve 2019/971 Esas, 2020/1882 Karar sayılı karar ile olayın tek tanığı olan müştekinin sanık savunmaları doğrultusunda olayın oluşuna ilişkin beyanının alınarak, suçun sübutu yönünden sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm tesisi, ceza uygulaması yapılırken sonuç cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, sanığın adlî sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlendiğinden mahkemesine 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca bildirimde bulunulmasına karar verilmemesi, gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı sürenin ve suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c-d maddesine aykırı davranılması, 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmesi gerekliliği, gerekçeleriyle sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararındaki gerekçelerin aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda anılan hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hükümler kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2019/971 Esas, 2020/1882 Karar sayılı kararının ve bu karara yönelik yeniden inceleme yapan Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesince sonradan hükmedilen 27.04.2021 tarihli ve 2020/362 Esas, 2020/348 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda sanık hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.