Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12151 E. 2025/16265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12151
- Karar No
- 2025/16265
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3358 E., 2022/91 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2017/609 Esas, 2020/69 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1432 Esas, 2020/1616 Karar sayılı kararı ile, "A-Sanık ...'a CMK'nun 176/1. maddesi uyarınca iddianame tebliğ edilmeden ve aynı Kanunun 190/2. madde ve fıkrası gereğince iddianamenin okunmasından önce duruşmaya ara verilmesini isteyebileceği hususu da hatırlatılmadan hükümlülük kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması ve bu yolla hukuka aykırı olarak elde edilen delilin hükme esas alınması, B-Dairemizce de benimsen Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarih ve 2020/16758-8907 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 1-Sanık yönünden 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi, 2-Dosyadaki 17/06/2019 havale tarihli sanıklardan ...'un annesi ... ...'un mağdurun zararı olan 750 TL'yi PTT kanalı ile ödediğini dilekçe ile beyan edip ekinde ödeme belgesi sunduğu, 24/01/2020 tarihli celsede mağdur ...'ın adına para yattığına dair herhangi bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği gözetilerek, iade veya kısmi iade olup olmadığı, varsa hangi tarihte yapıldığı, kısmi iade söz konusu ise kısmi iadeye mağdur ...'ın muvafakatı olup olmadığının araştırılmaksızın sanık hakkında zararı gidermediğinden bahisle TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi," gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1432 Esas, 2020/1616 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/645 Esas, 2021/859 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.