Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11073 E. 2025/14665 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11073
- Karar No
- 2025/14665
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2642 E., 2021/2658 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2020 tarihli ve 2020/596 E., 2020/691 K. sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/2019 E., 2020/2064 K. sayılı kararı ile "... Müştekilerin taşınmazları içerisinde yetişmiş kavak ağaçlarının TCK'nın 37/2-ilk cümle kapsamında sanığın yönlendirdiği kişilerce kesilip götürüldüğü yönündeki iddiaları karşısında; öncelikle kavak ağaçlarının kesildiği taşınmazın tapulu taşınmaz olup olmadığı taraflardan sorulup belirlenerek tapulu ise taşınmaza ait tapu kaydı ve krokisi getirtildikten sonra ziraatçi ve tapu fenci bilirkişi ile mahallinde keşif yapılarak, müştekilerin taşınmazlarının içerisinden suça konu kavak ağaçlarının kesilip kesilmediği kesilmiş ise müşteki tarafın zararının miktarı, tapusuz taşınmaz ise tanık ve yerel bilirkişiler vasıtasıyla ağaçların kesildiği taşınmazın sınırları ve kime ait olduğu belirlendikten sonra,suç tarihi itibariyle dışardan girişi engeller mahiyette taşınmazın etrafının duvarla veya çitle çevrili olup olmadığının da öncelikle belirlenmesinin gerektiği, ağaçların kesildiği taşınmazın müştekilere ait olması ve taşınmaz içerisinde bina olmayıp taşınmazın etrafı da duvar veya çit gibi engellerle çevrili değilse Ayrıntısı Yargıtay 2. Ceza dairesinin 29.03.2017 tarih, 2014/31133 Esas 2017/3648 K.sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın eyleminin TCK'nın 141/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, ağaçların kesildiği taşınmazın müştekilere ait olması ve taşınmaz içerisinde bina olup taşınmazın etrafı da duvar veya çit gibi engellerle çevrili ise bu halde de sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-h. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, sanığın eyleminin TCK’nın 141. maddesinde yazılı basit hırsızlık suçunu oluşturması durumunda, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında sanık ile müştekiler arasında CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre yeniden belirlenmesi gerekliliği; kabule göre de; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunması, sanık hakkında Mala zarar vermek suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 15 gün hapis cezası yerine, 12 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması, 15/04/2020 tarihli 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı yasayla TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin kararda gösterilmemesi, sanığın adli sicil kaydına göre mükerrir olduğu Polatlı 1. Asliye Ceza mahkemesinin 2012/702 Esas ve 2013/1 K.sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrür hükümleri uygulanmayan Tokat 2. Asliye Ceza mahkemesinin 2011/216 Esas ve 2012/425 K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına karşın sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği…" gerekçeleri ile sanık hakkında katılana yönelik hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/2019 E., 2020/2064 K. sayılı kararı ile bozma üzerine Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2020/838 E., 2021/667 K. sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.