Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/288 E. 2025/7313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/288
- Karar No
- 2025/7313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/339 E. 2016/82 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin iddianame ile kamu davası açılmasına rağmen mahkemece bu suçlara ilişkin karar verilmediği anlaşılmakla bu hususta zamanaşımı süresinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir. I)O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesinde: Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin mahkemece hüküm kurulmadığı anlaşılmakla temyize konu incelenecek bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II)Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un karar tarihinden sonra, 31.08.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, III)Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde: Kolluk tutanaklarına göre gelen ihbar saatinin 02.00 sıraları olduğu, suç tarihinde İzmir ilinde güneş doğuş saatinin 07.25, güneş batış saatinin ise 17.14 olduğu, buna göre hırsızlık suçlarının gece vakti işlendiği belirlenerek yapılan incelemede: a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçların gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınması ve karar duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b)5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat yoluyla Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.