Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20254 E. 2025/7316 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20254
Karar No
2025/7316
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1200 E. 2023/152 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; sanığın pişmanlık göstermediği, kurum zararını gidermediği, alt sınırdan ceza verildiği, lehe vekâlet ücretine hükmedilmediğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın zararı ödediği, hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın duruşma isteminin 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Sanık hakkında; sayaç yerine ara boru kullanarak kaçak su kullandığının 03.09.2015, 07.11.2015, 26.11.2015, 15.12.2015 tarihli kaçak su tutanakları ile tespiti karşısında suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; kaçak su tespit tutanağına konu yerde ne zamandan beri oturulduğunun kaçak ya da usûlsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, MERNİS, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanması; sanık hâlen suça konu yerde, oturuyor ise; keşif yapılıp tüketim ihtiyacına göre, oturmuyor ise; tüketim föyleri de getirtilmek suretiyle veya benzer kullanımlar ile karşılaştırılarak tesbiti ile suç tarihine kadar tüketilmesi gereken su miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz su kullanım bedelinin tespitine yönelik yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi görüşü alınması gerektiği, kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi hâlinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usuli işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK’nın 168/5. ve CMK’nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartının sonuçları ile aynı sonuçları doğurması nedeni ile suç tarihine göre düşme kararı verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; 2)Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20254, K. 2025/7316, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-20254-e-2025-7316-k-7b9d81a988b6