Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/16099 E. 2023/1695 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16099
- Karar No
- 2023/1695
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/499 E., 2022/564 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.08.2013 tarihli ve 2013/10622 Soruşturma numaralı iddianame ile; "sanığın kavga olayına karışması ve bu durumun polise ihbar edilmesi üzerine polis tarafından sanığın gözaltına alınmak istenildiğinde polislere vurarak direndiği, ayrıca polislere hakaret ettiği, ayrıca polis aracının kapısına tekme atmak suretiyle araca zarar verdiği" iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2, 152/1-a, 265/1 ve 53. maddeleri gereğince kamu görevlisine hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2013/650 Esas, 2014/775 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 168/2 ve 58/6. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; kamu görevlisine hakaret suçundan, aynı Kanun'un 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2 ve 58/6. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise beraat kararı verilmiştir. 3. Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2013/650 Esas, 2014/775 Karar sayılı kararının, sanık ve şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2022/3497 Esas, 2022/11446 Karar sayılı ilâmıyla; görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından şikâyetçi vekilinin temyiz istemine yönelik temyiz isteminin reddine karar verildiği, hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararının onandığı, kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise "Şikâyetçi İçişleri Bakanlığına davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanmaması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/499 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 168/2 ve 58/6. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1. Sanığın suç kastının bulunmadığına, 2. Etkin pişmanlık hükümleri gereğince 1/3 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanması gerektiğine, 4. Aynı Kanun'un 50 ve 51 ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanık ... ile ... arasında sanığın işyerinde kavga meydana geldiği, bu durumun ihbar edilmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından olaya müdahale edilerek ...'in işyerinden çıkartıldığı, bu olayla ilgili olarak soruşturma yapılmak üzere sanık gözaltına alınmak istenildiğinde polislere vurarak direndiği, ayrıca hakaret ettiği ve polis aracının kapısına tekme atmak suretiyle araca zarar verdiği anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda, olay esnasında ellerinin kelepçeli olduğunu ve gözlerine gaz sıkılması üzerine nefes alamadığı için yaptığı bir tepki olduğunu, kesinlikle mala zarar verme kastı olmadığını beyanla inkâr içeren savunmada bulunmuştur. 3. Tanıklar ... ve ...'in beyanları ve olaya ilişkin düzenlenen kolluk tutanakları dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Etkin Pişmanlık Hükümlerindeki İndirim Oranına Yönelik Tebliğnameki (1) No'lu Bozma Düşüncesi ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden; Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçu bakımından kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince cezanın yarısına kadar indirim uygulanabileceği, mahkemece bu doğrultuda sanığın cezasından 1/3 oranında indirim yapılmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde Düzenlenen Takdirî İndirimin Uygulanmasına Yönelen Tebliğnamedeki (2) No'lu Bozma Düşüncesi ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu olarak şekillenip şekillenmediği, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; "Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde suça eğilimi göz önünde bulundurularak" şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdirî indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan ve yine sanığın kişiliğinin tespiti amacıyla dikkate almaya değer olan adlî sicil kaydının gerek dava dosyasında bulunan sureti, gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarından güncel suretinin incelenmesi neticesinde, sanığın birçok sabıkasının bulunduğu, üzerine atılı suçlamayı inkâr ederek maddî gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmadığı anlaşılmakla, sanığın suça eğilimli kişiliği ve dava dosyasında bulunan somut delillere aykırı şekilde suçu inkâra yönelik savunması karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık Müdafiinin Suç Kastına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden; Sanık müdafiinin, sanığın suç kastı bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden; görgü tanığı olan polis memurlarının tüm aşamalardaki istikrarlı beyanları, kolluğun olaya ilişkin tutanağı, tarafsız görgü tanığı olan tanıklar ... ve ...'in iddiayı doğrulayan beyanları karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanık Müdafiinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50, 51 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. Maddelerinin Uygulanmasına Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden; Sanığın, gerek dava dosyasında mevcut gerekse UYAP ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydına göre kasıtlı suçtan neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın tekerrüre esas teşkil ettiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra Mahkemece, "Sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak" gerekçesiyle hükmolunan netice cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı tespit edildiği; sanığın bahse konu 1 yıl 15 gün hapis cezasını içeren tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve "Sanığın 3 aydan fazla hapis cezasına havi mahkumiyetinin bulunması nedeni ile" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/499 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.