Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11132 E. 2025/7889 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11132
- Karar No
- 2025/7889
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1599 E., 2021/1776 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğu, kesin ve yetkin bir bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2018/1982 Esas, 2019/2238 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/109 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükmün "5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 142/2-h, 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay şeklinde eksik tayini, TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/109 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/1299 Esas, 2021/605 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1599 Esas, 2021/1776 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.