Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/7008 E. 2023/9 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7008
Karar No
2023/9
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... (...) Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/295 Esas, 2016/715 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz istekleri; hükmü temyiz etme iradelerinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde saat 16.00 sıralarında mağdurun üzerine tescilli olan motosikletini evinin önünden geçen cadde üzerindeki kaldırıma park ettiği, park ettiği esnada kontak anahtarını motosikletin üzerinde unuttuğu ve evine geçtiği, mağdurun saat 20:00 sıralarında dışarıya baktığında motosikletini bıraktığı yerde bulamadığı, bunun üzerine kolluğa giderek şikayette bulunduğu, aynı sokak üzerinde beraber gezen sanıklar... ve ...'in park halinde olan mağdura ait motosikleti üzerinde kontak anahtarı da olduğu halde gördükleri ve çalıp satmaya karar verdikleri, motosiklete önce sanık ...'in şoför olarak bindiği, sanık ...'nin de onun arkasına bindiği, daha sonra yer değiştirip bir süre motosikletle gezdikleri, akabinde motosikleti boş bir arsaya bıraktıkları ve satışı konusunda tanık Ş. G. isimli kişiyle pazarlık halinde oldukları esnada kendilerine bu yönde ihbar gelen kolluk görevlilerince yakalandıkları, motosikletin de yine kolluk görevlilerince boş bir arsada bulunup mağdura teslim edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ... soruşturma aşamasında, suça konu motosikletle bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmesine rağmen, kovuşturma aşamasında, diğer sanık ile beraber motosikleti çaldıklarını içerir şekilde ikrar içeren savunmada bulunmuştur. 3.Sanık ..., kolluktaki ifadesinde suça konu motosikletle bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmesine rağmen, gerek Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, gerekse kovuşturma aşamasındaki sorgusunda, diğer sanık ile beraber motosikleti çaldıklarını içerir şekilde ikrar içeren savunmada bulunmuştur. 4.Tanık Ş. G. Kolluktaki beyanında, sanıkların kendisine suça konu motosikleti satmak istediklerini; ancak kendisinin hırsızlık malı olabileceğini düşünerek almaktan vazgeçtiğini, sanıklar ile konuşurken kolluk görevlilerinin geldiğini beyan etmiştir. 5. Tutanak tanıkları M. B. ve Z. G. kovuşturma aşamasında, olay günü çalıntı motosikletin satılmaya çalışıldığına dair ihbar almaları üzerine, olay yerine gittiklerinde sanıkları ve tanık Ş. G.'yi bir arada bulduklarını, mağdurun motosikletini de hemen ileride çıkmaz sokakta bulduklarını, tanık Ş. G.'ye durumu sorduklarında, sanıkların kendisine motosiklet satmaya çalıştıklarını söylediğini beyan etmişlerdir. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.5237 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesi suç ve karar tarihi itibarıyla “Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar artırılır.” şeklinde iken, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 63 üncü maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinde yer alan “Üçte birine kadar” ibaresi “Yarı oranında” biçiminde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde cezanın hangi miktarda artırılacağı konusunda hâkime takdir hakkı tanınmışken yasal değişiklik sonrasında takdir hakkı bulunmaksızın yarı oranda artırım yapılacağı düzenlenmiştir. Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesindeki kolaylık, failin kimliğinin tespitindeki zorluk, mağdurun malı üzerindeki gözetim ve denetim imkanının sınırlı olması gibi nedenlerle hırsızlık suçunun hem basit hem de nitelikli hâllerinin gece vakti işlenmesi durumunda bu nitelikli hâlin uygulanması gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ise; “Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi” şeklinde gece vakti deyimi açıklanmış olup suçun gece vakti işlenip işlenmediği Kanun’un bütün suçlar için geçerli olan 6 ncı maddesi dikkate alınarak belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde, mağdurun aşamalardaki beyanlarında, suça konu motosikletin suç tarihinde 16.00-20.00 saatleri arasında çalındığını beyan ettiği, sanık ...’in suç saatine ilişkin net bir saate işaret eder nitelikte bir beyanı bulunmamakla birlikte, diğer sanık ile birlikte hava karardığında motosikleti çaldıklarına dair savunmada bulunduğu, Ulusal Yargı Ağı Projesi Sisteminden (UYAP) alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 18.29’da başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3.Sanık ... hakkında birden fazla hükümlülüğü tekerrüre esas alınmış ise de; sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2015/431 Esas, 2015/987 Karar sayılı ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/428 Esas, 2015/631 Karar sayılı kararlarına konu suçları işlediği sırada sanığın on sekiz yaşını tamamlamadığı, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, anılan karar nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı; yine adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 tarihli ve 2014/988 Esas, 2015/742 Karar sayılı ilamıyla kasten yaralama suçundan doğrudan verilen 1.000,00 TL adli para cezasının ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2014/815 Esas, 2015/308 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından doğrudan verilen 1.400,00 TL ve 360,00 TL adli para cezalarının hüküm tarihinde miktarı itibariyle 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, 4.Sanık ... hakkında, adli sicil kaydında yer alan ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2014 tarihli ve 2014/730 Esas, 2014/869 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; hükümden sonra, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6763 sayılı Kanun) 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ek kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinin ve sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı hususunda zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR ... (...) Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/295 Esas, 2016/715 Karar sayılı kararının, gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/7008, K. 2023/9, T. 09.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-7008-e-2023-9-k-1753a52fe366