Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2484 E. 2023/347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2484
- Karar No
- 2023/347
- Karar Tarihi
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3549 E., 2020/80 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak her iki sanık için ayrı ayrı kurulan mahkumiyete ilişkin hüküm İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2016/166 Esas, 2017/362 sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında ayrıca izinsiz olarak vahim nitelikte silah bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 16 ay 15 ... hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Söz konusu kararın sanıklar, sanıklar müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından (Cumhuriyet savcısı sadece silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin) istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2017 tarihli ve 2017/1533 Esas, 2017/1597 sayılı kararı ile sanık ... hakkında izinsiz olarak vahim nitelikte silah bulundurma suçundan (6136 sayılı Kanun'a muhalefet) İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine; sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2017 tarihli ve 2017/1533 Esas, 2017/1597 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen bozma kararı neticesinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/655 sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2017 tarihli ve 2017/1533 Esas, 2017/1597 sayılı kararı ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen esastan ret kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/1335 Esas, 2018/1879 sayılı karar ile anılan suça ilişkin bozma kararı verilmiştir. 5. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/4011 Esas, 2018/2667 sayılı kararı ile iş bu dava dosyasının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/3549 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2018/3549 Esas, 2020/80 sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunda Yargıtay bozma ilamına uymak suretiyle, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/655 sayılı kararının ortadan kaldırılarak sanıklar ... ve ...'nin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ...'in 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci ve 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 16 ay 15 ... hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.05.2020 tarihli, ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri Özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut bir delil bulunmadığına, sanığının eylemlerinin şüphe boyutunda kaldığına, sanığın eylemlerinin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturmayıp, terör örgütüne üye olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sigara izmaritlerinin bulunduğu yerin herhangi bir terör örgütü hakimiyetinde bulunan bir bölge olmadığına, sigara izmaritlerinin taşınabilir delil olduğuna, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın kod adı kullanmadığına, tanıkların beyan ettiği tarihte sanığın Silvan ilçesinde olmadığına, İstanbul’da olduğu, bunun uçak bilet kayıtları ile ispatlanabileceğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; Özetle; sanığın savunma hakkını kullanması için gerekli hak ve zamanın tanınmadığına, sanığın olay tarihinde Silvan ilçesinde olmadığına, buna ilişkin bazı delillerin toplanmadığına, keşif taleplerinin reddedildiğine, sanığın dava kanusu suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Somut olayda; sanıklar ... ve ...'nın terör örgütü mensuplarınca mevzii olarak kullanılan Mescit mahallesi 314 üncü sokak içerisinde solda bulunan numarasız 2 katlı evden 09.11.2015 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarınca zırhlı araca doğru atılan ateş sonucunda mermilerin sekmesi sonucu kahvehanede oturan 1 vatandaşın ölmesi, 3 vatandaşın yaralandığı anlaşılmıştır. Ancak sanıklar ... ve ...'in mevzii olarak kullanılan mezkur evden ateş ettikleri dosya kapsamından kesin olarak anlaşılamamaktadır. Her ne kadar sanığın bu mevzide DNA profili ele geçirilmiş ise de sanığın burada bulunduğu sırada halka veya güvenlik güçlerine yönelik bir saldırı yapıldığı sabit değildir. Bunla birlikte BTÖ mensuplarınca mevzii olarak kullanıldığı belirtilen evde ele geçirilen boş kovanlarla arama sonucu ...'nin evinde ele geçirildiği belirtilen boş kovanların her ne kadar aynı silahtan atıldığı tespit edilmiş ise de terör örgütü tarafından mevzii olarak kullanılan yerde kullanılan silahtan atılan boş kovanları örgüt bilinci taşıyan bir kişinin kendi evine getirip muhafaza etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenlerle sanıkların her ne kadar BTÖ üyesi olduğu kabul edilse de eylemlerinin Devletin birliği ve ülkenin bütünlüğü suçunu oluşturmayacağına, sanık ...'in dosya içerisinde mevcut açık kaynak araştırmasında Facebook isimli sosyal medya hesabında çok sayıda örgüt lehine paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi, sanık ... ve ...'den alınan kan örneklerinin ilçemiz terör örgütü mensuplarınca kullanılan mevzi evlerden olan ... mahallesi 314 üncü Sokak içerisinde solda bulunan numarasız 2 katlı ikametin mevzi olarak kullanılan evden elde edilen sigara izmaritlerinin sanık ... ve ...'ye ait DNA'yı içerdiğinin tespit edilmesi, sanık ...'nin ikametinde yapılan aramada ele geçirilen boş mermi kovanları ile bu olay yerinde ele geçirilen boş mermi kovanlarının aynı silahtan atıldığının Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarının DYR-BLS-16-00472 uzmanlık raporu ile tespit edilmesi karşısında sanıkların savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların PKK terör örgütüne katılarak örgütsel faaliyette bulunduğu anlaşılmakla sanıkların üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçunun sabit olduğu sonucuna varılarak mahkumiyetlerine ilişkin hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olguların, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olduğu belirlenerek; sanık savunmaları, tanık beyanları, teşhis tutanakları, arama tutanakları, kriminal raporlar, olay yeri inceleme raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... ilçesi ... Mahallesi 314 üncü sokak içerisinde bulunan mavi renkli binanın örgüt mensupları tarafından mevzi olarak kullanıldığı ve bu binadan güvenlik kuvvetleri ile kamu binalarına yönelik silahlı saldırılar gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, olay yerinde yapılan araştırmada kolluk kuvvetlerince örgüt mensupları tarafından yapılan silahlı saldırılara ilişkin boş mermi kovanları ile sigara izmaritlerinin bulunduğu, sanık ...'nin ikamet ettiği yerde yapılan aramada ele geçirilen boş mermi kovanları ile olay yerinde ele geçirilen boş mermi kovanlarının aynı silahtan atıldığının Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarının DYR-DLS-16-00472 uzmanlık raporuyla tespit edildiği, yine sanık ...'den usulüne uygun alınan sıvı kan örnekleri ile olay yerinde ele geçirilen 46 ve 48 nolu sigara izmaritleri üzerinden alınan örneklerden elde edilen genotip ile uyumlu olduğunun Ankara Polis Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünün ANK-BYL-16-01098 numaralı uzmanlık raporuyla tespit edildiği, belirtilen binanın holinden elde edilen 2 adet sigara izmaritinin de sanık ...'e ait DNA'yı içerdiğinin tespit edildiği, bu suretle her iki sanığın terör örgütünün sözde özyönetim ilanı kapsamında örgüt mensupları tarafından mevzi olarak kullanılan binada güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla silahlı çatışmaya girmek şeklinde sabit olan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte eylemler olup TCK'nın 302/1 inci maddesinde düzenlenen Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak sanıkların devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan mahkumiyetlerine, sanık ...'in ikamet ettiği adreste usulüne uygun olarak yapılan aramda bahçede gömülü vaziyette ele geçirilen silah ve mühimmatın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak ve vahim niteliği haiz silah ve fişeklerden olduğu belirlenerek, sanık ...'in 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz kapsamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dosya kapsamındaki delillerin sanıkların suçlarını ispatlamaya yeterli olduğu, sanıklara savunma haklarını kullanmaları için yeterli hak ve sürenin tanındığı anlaşılmakla sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş, sanıkların sübutu kabul olunan güvenlik kuvvetlerine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirme eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında bozma üzerine 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2018/3549 Esas 2020/80 sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.