Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20469 E. 2025/1252 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20469
Karar No
2025/1252
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2266 E., 2019/614 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/2266 Esas, 2019/614 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de, hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı CMK'nun 299. maddesi gereğince duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafinin temyiz isteminin, suça konu malların sanık tarafından çalınıp çalınmadığı konusunda şüphe bulunduğuna, ispat yükünün iddia makamında olduğuna, tayin edilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğine ; sanık ... müdafinin temyiz isteminin, sanığın suça konu malları teslim ettiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, malın değerinin azlığı nedeniyle TCK'nın 145.maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğine, tayin edilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'e atanan müdafinin karar duruşmasında hazır edilmeden , yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Katılanın ...'ın olay günü evden 19.30'da çıktığını, 22.10.2017 tarihinde saat 11.00 sıralarında döndüğünü; katılan ...'in hafta sonları evde olmadığını, pazar günü döndüğünü, katılan ...'ın evden 18.30'da çıkıp, saat 01.00'de döndüğünü beyan etmesi, sanıkların suç saatine ilişkin tutarlı beyanlarının bulunmaması ve UYAP'tan alınan güneş doğuş batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 19.29'da başladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun gece işlendiğine ilişkin kanıtların denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, sanık ... hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/55 Esas, 2013/263 Karar sayılı kararının birden fazla mahkûmiyet hükmünü içermesi nedeniyle bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, (Sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20469, K. 2025/1252, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20469-e-2025-1252-k-147e2b9f639e