Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19135 E. 2025/3912 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19135
Karar No
2025/3912
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1812 E., 2018/2755 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince verilen kararların kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, temyize gelen diğer sanık ...'in atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında sanık ...'ın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık ...'un temyize gelen diğer sanık ...'in isteği üzerine olay günü ...'ı olay yerine bırakması dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, yorum ve ihtimallere dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanığın cezaevine girmemek için şikâyetçilerin uğradığı tüm zararı tek başına karşıladığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklardan ...'in vekâletnameli müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, gerek ilk derece mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesi tarafından müdafiinin hazır bulunmadığı son oturumda mahkûmiyetine karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve sanıkların savunmalarının birbirini etkilemesi durumu da gözetilerek anılan kararın, Bozulması gerekmiş, sanıklar müdafiileri ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19135, K. 2025/3912, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-19135-e-2025-3912-k-a096983e0a7f