Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6955 E. 2025/17194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6955
- Karar No
- 2025/17194
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1430 E., 2021/1867 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN TARİHİ : 20.11.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; şüphelilerin bulunamaması nedeniyle daimi arama kararı verilmiş olmasından sonra kamu davası açılarak mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, şüphelilerin tespitine dahi delil yokken mahkûmiyetine karar verilmesinin şüphenin sanık lehine yorumlanması prensibine aykırı olduğuna, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin hükmün gerekçe kısmında açıklanmadığına, hem gerekçe bulunmamasının hem de takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmasının kanunî zorunluluk olduğu anlaşıldığından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c. maddesi hükmüne göre zorunlu müdafii ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2. Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verileceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, yargılama giderlerine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması ve yerine "Sanık için görevlendirilen müdafii ücreti 856,00 TL'nin zorunlu kamu gideri olması nedeniyle Hazine üzerinde bırakılmasına," ve "hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin 20,00 TL olan terkin miktarından az olması hâlinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.