Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/997 E. 2026/3473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/997
- Karar No
- 2026/3473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde İcra Mahkemesine başvurusunda, sair itiraz ve şikayetlerinin yanında bonoda düzenlenme yeri bulunmadığını, bononun kambiyo vasfında olmadığını ileri sürerek takibin iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Somut olayda, takip dayanağı senet incelendiğinde tanzim tarihinin üzerinde açıkça “Çanakkale” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin başka herhangi bir kelime veya metin ile ilişkisinin bulunmadığı, yalnız ve tek başına bonoda yer aldığı, bono metninde geçen yetkiye ilişkin ibareler ile bir ilgisinin olmadığı, “Çanakkale” ibaresinin keşide yeri olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, borçlunun sair itiraz ve şikayetleri yönünden de inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 10.12.2025 tarih ve 2024/1668 E.-2025/2325 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA),
Ezine İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2024 tarih ve 2023/5 E.-2024/11 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.