Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/8173 E. 2026/1656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8173
Karar No
2026/1656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Madenler Geri Dönüşüm ve Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan 167.302,00 TL alacağının ödenmemesi nedeniyle ... 7. İcra Müdürlüğünün 2016/7241 Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu şirket hakkında takip başlatıldığını, davalı şirketin icra takibi başlamadan önce adına kayıtlı taşınmazları alacaklılara zarar vermek kastıyla diğer davalılara devrettiğini, tapu sicilinin ... ili, Kağıthane İlçesi, Merkez Mahallesi, 6127 Ada, 6 Parsel, 827,94 m² yüzölçümlü, 23 katlı betonarme bina ve arsası vasfındaki taşınmazın 11. kat, 60 nolu bağımsız bölümün davalı dördüncü kişi tarafından dava dışı beşinci kişiye satış bedelinin davalılar ... ve ...’den, tapu sicilinin ... İli, Kağıthane İlçesi, Merkez Mahallesi, 6127 Ada, 6 Parsel, 827,94 m² yüzölçümlü 23 katlı betonarme bina ve arsası vasfındaki taşınmazın 13. kat, 70 nolu bağımsız bölümün davalı dördüncü kişi tarafından dava dışı beşinci kişiye satış bedelinin davalılar ... ve ...’den, tapu sicilinin ... İli... İlçesi,... Mahallesi, 10265 Ada, 13 Parsel, 23 nolu bağımsız bölümün davalı borçlu tarafından davalı üçüncü kişi ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptalini, tapu sicilinin ... İli, Tuzla İlçesi, Merkez Mahallesi, 656 Parsel, 3700,45 m² yüzölçümlü 12 adet konut vasfındaki taşınmazın A blok, bodrum, zemin ve 1. kattan müteşekkil 3 bağımsız bölüm numaralı villanın davalı borçlu tarafından davalılar ... ve ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptalini, tapu sicilinin ... İli, Tuzla İlçesi, Merkez Mahallesi, 656 Parsel, 3700,45 m² yüzölçümlü 12 adet konut vasfındaki taşınmazın A blok, bodrum, zemin ve 1. kattan müteşekkil 4 numaralı bağımsız bölüm numaralı villanın davalı borçlu tarafından davalılar ... ve ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptalini, anılan taşınmazların cebri icra yolu ile ... 7. İcra Müdürlüğünün 2016/7241 (E) sayılı icra takip dosyalarından olan alacaklarını karşılayacak miktarda haciz ve cebri satış yetkisi verilmesini, tapu sicilinin ... İli, Kağıthane İlçesi, Merkez Mahallesi, 6127 Ada, 6 Parsel, 827,94 m² yüzölçümlü 23 katlı betonarme bina ve arsası vasfındaki taşınmazın 11. kat, 60 nolu bağımsız bölümün davalı dördüncü kişi tarafından dava dışı ESAS NO : 2025/8173

beşinci kişiye satış tarihindeki değerinin davalılar ... ve ...’den tazminini, tapu sicilinin ... İli, Kağıthane İlçesi, Merkez Mahallesi, 6127 Ada, 6 Parsel, 827,94 m² yüzölçümlü 23 katlı betonarme bina ve arsası vasfındaki taşınmazın 13. kat 70 nolu bağımsız bölümün davalı dördüncü kişi tarafından dava dışı beşinci kişiye satış tarihindeki değerinin davalılar ... ve ...’den tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının ... İli, Tuzla İlçesi, Merkez Mahallesi, 656 parsel sayıda kayıtlı 3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri iyi niyetle ve tapudaki kayda güvenerek satın aldığını, davacı alacaklı ile davalı borçluyu tanımadığını, dolayısıyla aralarındaki alacak verecek meselelerini, hukuki ihtilafları bilebilmesinin mümkün olmadığını, davalının borç doğmadan taşınmazları 3. kişiye sattığını ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendisine ödeme yapılan kimselerden olmadığı gibi, bu kimselerin mirasçısı da olmadığını, bu nedenle davalı yönünden iptal davası dinlemeyeceğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı süresinden sonra ikame edilmiş işbu davanın reddi gerektiğini, borcun doğumunun tasarruf tarihinden sonra olduğunu, söz konusu tasarruf tarihinin sonuncusunun 08.07.2015 tarihi olup, borç doğum tarihinin 18.09.2015 olduğundan işbu davanın şartı gerçekleşmediğinden reddi gerektiğini, taşınmazları devralan davalının gerçekleştirdiği faaliyetlerinde, muvazaalı bir işleme hiçbir şekil, hal ve şartta karışmamış olduğu gibi söz konusu işlemde de herhangi bir muvazaalı işlemde bulunmadığını, söz konusu alım-satım işleminin yatırım amaçlı yapılan tamamen yasal bir işlem olduğunu, satış işlemleri silsilesinde muvazaa olmayıp, tarafların birbirleriyle akrabalık, arkadaşlık, işçi-işveren, kiraya veren-kiracı vb. herhangi bir yakınlığı da bulunmadığını, taraflar taşınmazların alım satımında rayiç bedeller üzerinden anlaştıklarını, tapu harçlarını da bu miktarlar üzerinden ödediklerini, taşınmazı satın alırken, borçlunun alacaklılarını zarara uğratma kastı bulunmadığı gibi borçlunun bu yönde bir kastı varsa da bunu bilebilecek durumda olmadığını, söz konusu gayrimenkullerin alım-satımının muvazaalı olmadığını, tamamen yatırım amaçla alım-satım yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile, ... İli... İlçesi,... Mahallesi, 10265 Ada, 13 Parsel, 23 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tasarrufunun iptali ile; davacıya bu taşınmaz üzerinde ... 7. İcra Müdürlüğü 2016/7241 Esas sayılı dosyadaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak cebri icra yetkisi verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı üçüncü kişi ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş, karar ilamı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi incelenmiştir. Dava, İİK'nin 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat, İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın ön koşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, İİK'nın 280/son fıkrasında ise; ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber iş yerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılanını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava konusu borçlu şirkete ait taşınmazların borçlu şirketin aktifinin önemli bir kısmını oluşturup oluşturmadığının yine borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi ve taşınmazların devrinin İİK 280/3. maddesi gereğince ticari işletme devri niteliğinde olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/8173, K. 2026/1656, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-8173-e-2026-1656-k-e6d77f393212