Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/979 E. 2026/5578 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/979
- Karar No
- 2026/5578
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/854 E.-2025/414 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece 25.04.2016 tarihli kararla sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri gereğince 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.10.2024 tarihli kararıyla ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gereğinden hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümleri gereğince mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; olayın kaza sonucu gerçekleştiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmayarak sanığın yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile ölenin kuzen ve aynı zamanda dünür oldukları, tarafların aralarında bir husumet bulunmadığı, ölen ile sanığın hemen her akşam kendilerine ait zeytinlikteki ağaçlara zarar veren domuzları avlamak için bu arazinin bulunduğu bölgeye domuz avına gittikleri, olay günü de yine domuz avlamak amacıyla saat 19.00 sıralarında ölenin kullandığı araçla .. köyünün .. mevkiindeki zeytinlik alana gittikleri, ölenin sanığa araçta bekleyeceğini söylediği, sanığın ise kendisi adına ruhsatlı av tüfeğini alarak yaklaşık 150-200 metre ileriye gidip saat 21:00-21:30 sıralarına kadar domuzları beklediği, sonrasında dönmek için arabaya doğru 50 metre yaklaştığında, gerisinde kalan ağaçlık bölgeden duyduğu bir çıtırtı sesi üzerine sesin geldiği yöne doğru, burada domuz olduğunu düşünerek bir el ateş ettiği ancak tüfekten çıkan şevrotin olarak tabir edilen iri taneli saçmaların ölene isabet ederek ölümüne neden olduğu olayda, sanığın kullandığı 12 çap yivsiz av tüfeği fişeğinin şevrotin tabir edilen, içinde 9 adet ortalama 8mm çapında kurşun alaşımlı bilya bulunan, 5-10 metreden sonra yoğun dağılım gösteren, 35 metre civarında ise 2 ila 5 metre arasında orantısız dağılım gösteren, gösterdiği tehlike sebebiyle Orman ve ... işleri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 2012-2013 av dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararlarının 16. maddesi gereğince kullanımı yasaklanan fişeği kullandığı, bu kapsamda sanığın söz konusu eylemiyle neticeyi öngörmesine rağmen kendi becerisine güvenerek eylemini sürdürerek suçun meydana gelmesine bilinçli taksirle sebebiyet verdiği kabul edilerek, tam kusurlu sanık hakkında TCK'nın 85/1.maddesi gereğince mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mahkemenin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.