Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2853 E. 2026/4471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2853
- Karar No
- 2026/4471
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2939 E., 2026/245 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yakalama, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00TL maddi, 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 15.03.2017 tarihli maaş ödemesini aldığı ve geri ödenmediği de nazara alınarak 15.04.2017 tarihinden 20.06.2017 tarihine kadar olan 66 gün esas alınarak asgari ücret üzerinden yapılan hesapla 3.294,23TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı Cumhuriyet savcısı, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminata ilişkin 1. bendinde yazılı "3.294,23 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "3.088,93 TL" ibaresinin eklenmesi, aynı bentteki "haksız gözaltı tarihi olan 18.03.2017 " ibaresinin çıkarılarak yerine " 15.04.2017 " ibaresinin eklenmesine, B) Manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yazılı "25.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "9.000 TL" ibaresinin eklenmesi, ve değişen vekalet ücreti bakımından hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin kabulü ile davacının farklı dönem gözaltı ve tutukluluk süreleri yönünden manevi tazminata ayrı ayrı hükmolunması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin de her dönem bakımından ayrı belirlenmesi gerektiği, kabule göre de manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada 3.088,93 TL maddi tazminatın 15.04.2017 tarihinden itibaren, 18.03.2017-24.03.2017 tarihleri arasındaki haksız gözaltı nedeniyle, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 03.04.2017-20.06.2017 tarihleri arasındaki haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 03.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2018/2 32... /314Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.03.2017- 24.03.2017 tarihinde 6 gün gözaltında kaldığı ve adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle tahliyesine karar verildiği, davacının aynı dosya kapsamında 03.04.2017- 20.06.2017 tarihleri arasında 78 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 09.11.2018 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek her iki dönem yönünden ayrı hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.