Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4665 E. 2026/3944 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4665
- Karar No
- 2026/3944
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/916 E., 2024/1947 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2021/500 Esas, 2024/39 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-b, 35/2, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/916 Esas, 2024/1947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, eylemleri gerçekleştirmediğinin sabit olduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme esas alınan mağdurun soruşturma beyanlarının, mağdur tarafından kovuşturma aşamasında iki defa farklı, çelişkili ve birbiri ile uyumlu olmayan beyanlar ile değiştirildiğinin, mağdurun soruşturma aşamasında; sanığın, vücudunun çeşitli bölgelerine demir sopa ile vurmak ve birçok bölgesini kesici delici alet ile yaralamak suretiyle kendisini defalarca darp ettiğini iddia etmesine rağmen, mağdur hakkında düzenlenen hastane evrakları ve adli rapor içeriklerinde mağdurun belirttiği şekilde demir sopa ve kesici delici alet ile yaralandığını gösterir herhangi bir lezyonun bulunmadığının, bu hali ile mağdur hakkında düzenlenen raporların mağdurun soruşturma beyanlarını doğrulamadığının, mağdurun hayati tehlikeye, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek şekilde kemik kırığına ve iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa sebep olan basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikteki yaralanmasının kendi beyanlarından anlaşıldığı üzere zeminden 520 cm yükseklikteki evin penceresinden atlaması veya düşmesi neticesinde oluştuğunun, sanığın mağduru ittiğine veya kovaladığına dair herhangi bir iddianın bulunmadığının, yine mağduru demir sopa ve kesici delici alet ile yaraladığına, mağdura tabanca doğrulttuğuna veya bıçakla mağdurun boğazını kesmeye çalıştığına dair başkaca herhangi bir somut delilin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın mağduru, mağdurun soruşturma beyanlarında belirttiği şekilde yaraladığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraati yerine, mağdurun başkaca delillerle desteklenmeyen, aksine rapor içerikleri ile doğrulanmayan soruşturma beyanlarına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/916 Esas, 2024/1947 Karar sayılı kararının beraat kararı verilmesi gerektiği nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.