Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1412 E. 2026/4751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1412
- Karar No
- 2026/4751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1577 E., 2025/2099 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 284,51 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; hükmedilen maddi tazminatın davalı yönünden istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin davalı yönünden reddine, davalı vekilinin manevi, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; takdir olunan manevi tazminat miktarının manevi zararı telafi etmekten çok uzak olduğuna, davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, kısmen reddedilen dava nedeniyle hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9267 Soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-22.08.2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 11.10.2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın davacıya 06.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kararın kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden : Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz kesinlik sınırının 47.530,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 25.000,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden : Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.