Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8308 E. 2026/4442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8308
- Karar No
- 2026/4442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/835 E., 2025/1671 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.10.2025 tarihli ve 2025/835 Esas, 2025/1671 Karar sayılı ek karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, davalı açısından temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 12.06.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarih ve 2025/835 Esas, 2025/1671 Karar sayılı ek kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılarak, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 2.500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 14.313,57 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 14.312,90 TL ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının 35.000,00 TL ye yükseltilmesi, buna göre değişen vekalet ücretinin 7.210,67 TL olarak belirlenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada talebinin kısmen kabulü ile 14.313,57 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin 02.10.2025 tarihinde temyiz talebinde bulunmak üzere Bölge Adliye Mahkemesince düzenlenen kesinleşme şerhinin kaldırılması talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2025 tarihli ek kararı ile kararın davalı yönünden kesin nitelikte olduğu, temyiz isteminin temyiz sınırı ve davalının temyiz hakkı doğmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi ve ek 1 maddesinin ikinci fıkrası gereğince müvekkil idare yönünden kesin olmadığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/230 Esas – 2017/110 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tasarlayarak adam öldürmeye azmettirme suçundan 03.03.2015- 11.04.2016 tarihleri arasında 405 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.05.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 29.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.