Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7908 E. 2026/6882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7908
Karar No
2026/6882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/12 E., 2025/102 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 28.06.2018 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,

Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.01.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki vekalet ücretinin "6.810 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının dosyada mevcut SGK kayıtlarıyla ilgili yıllara ait almış olduğu maaşlar baz alınarak hesaplama yapılmak suretiyle 22.010,17 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.01.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın eksik olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına ve davanın reddinin gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/69 Esas-2013/119 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının TCK'nın 188/1-4 maddesi gereğince uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 28.01.2011 - 24.01.2012 tarihleri arasında 361 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında TCK'nın 220/2 (örgüte üye olma), 188/1-4-5 (suç işlemek için teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme) maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2013 tarihli 2011/69 Esas, 2013/119 Karar sayılı kararı ile davacının örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan beraatine, TCK'nın 220/2 maddesi gereğince suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçundan ise 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, beraat hükmünün 10.12.2013 tarihinde kesinleştiği , hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden yapılan itiraz üzerine itiraz merci tarafından davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı ve yeniden yargılama yapılan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli 2014/126 Esas, 2018/109 Karar sayılı ilamı ile suç işlemek için kurulan örgüte yardım etme suçundan beraatine karar verildiği, anılan kararın 26.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/7908, K. 2026/6882, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-7908-e-2026-6882-k-28b434928c81