Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9762 E. 2026/6883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9762
Karar No
2026/6883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3988 E., 2022/1347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 30.04.2019 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, el koyma, soruşturma aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ve cezaevi harcamaları nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ıslah ile gözaltı tarihi olan 02.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının ibraz etmiş olduğu 30.04.2019 tarihli serbest meslek makbuzunun kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 15.11.2018 tarihinden sonraki bir tarihte düzenlendiği bu nedenle maddi tazminat hesaplamasında dikkate alınamayacağı, kısmen kabulü ile davacının gözaltına alındığı tarihte şirket sahibi olduğu, ancak gelirine ilişkin herhangi bir yasal belge ibraz etmediği anlaşılmakla kazanç kaybının asgari ücreti üzeri esas alınarak hesaplanma yapılarak 5.372,79 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 02.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine maddi tazminat takdirine ilişkin hükmün 1 numaralı bendinde yer alan "5372,79 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, "5.161,98 TL" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "10.000,00 TL" ibaresinin çıkartılması, yerine "12.000 TL" ibaresinin yazılması, davacı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hükmün 3 numaralı bendinde yer alan "2.305,91 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, "2.574,29 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, Serbest Meslek Makbuzunun ileri bir tarihte kesilmiş olması vekalet ücretinin ödenmediği anlamına gelmeyeceği, bu nedenle müvekkilin vekil olarak tarafıma ödediği avukatlık ücretinin davalı kurum tarafından ödenmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına ve hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/178359 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 02.08.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 121 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 15.11.2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat ile manevi tazminat miktarı ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacının soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'un 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafi ile temsil edildiği anlaşılmakla, Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9762, K. 2026/6883, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9762-e-2026-6883-k-37d7fb728007