Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/5474 E. 2026/6879 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5474
Karar No
2026/6879
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/307 E., 2026/751 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 10.05.2017 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 25.03.2026 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ile tutukluluk nedeniyle 46.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü 7.547,68 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin, "Davacının maddi tazminat talebinin reddine" şeklinde değiştirilmesi, hükmün 2 bendinde manevi tazminat olarak gösterilen "10.000 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine, "13.000 TL" ibaresinin eklenmesi, davacı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hükmün 3 numaralı bendinde yer alan "2.105,72 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine, "1.560 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminata eksik hüküm olunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 118.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/190 Esas, 2017/331 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.09.2016-07.02.2017 tarihleri arasında 159 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 05.04.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edilmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/5474, K. 2026/6879, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-5474-e-2026-6879-k-575cdf31bdda