Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/4687 E. 2026/6863 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4687
- Karar No
- 2026/6863
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/517 E., 2025/536 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 20.04.2020 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 18.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 30.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile gözaltı tarihi itibarıyla herhangi bir işte çalışmayan davacıya net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 2.341,87 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce kurulan hükmün manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 2.341,87 TL maddi, 47.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; atılı suçlamanın niteliği, tutuklu kalınan süre dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarı ile maddi tazminat miktarının düşük olduğuna, faiz yönünden karar verilmediğine, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, reddedilen kısmı için davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4152 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.09.2016-23.11.2016 tarihleri arasında 55 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 11.04.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın davacıya 27.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış bir davanın bulunmadığı, tutukluluğun infaz gördüğü, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 18.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırının İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden istinaf kesinlik sınırı olan "5.390,00 TL" olduğu gözetilerek yapılan incelemede hükmün davalı vekili tarafından kesin olmadığı anlaşıldığından Tebliğnamede kesinlik nedeniyle ret isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, yargılama sürecinde faize ilişkin ıslah talebinin de olmadığı gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.