Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/5345 E. 2026/6864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5345
- Karar No
- 2026/6864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/66 E., 2026/134 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 17.10.2018 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 26.03.2026 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 17.500,00 TL maddi, 160.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının mevcut Gelir Vergisi Beyannamesine göre herhangi bir gelir vergisi matrahı olmadığından (gelir beyan etmediğinden) ve bu sebeple gelir vergisi ödemediğinden tutuklu kaldığı günlere tekabül eden kazanç kaybı geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanarak 21.974,34 TL maddi 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce kurulan hükmün manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevî tazminatın gözaltı tarihi olan 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmolunan manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; atılı suçlamanın niteliği, tutuklu kalınan süre dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarı ile maddi tazminat miktarının düşük olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, reddedilen kısmı için davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde,tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/447 Esas- 2018/324 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016-07.12.2017 tarihleri arasında toplam 485 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 19.06.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 27.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının 18.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, Tebliğnamede hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Dairemizin 14.01.2026 tarihli ve 2022/5308 Esas, 2026/475 Karar sayılı bozma ilamı öncesi kurulan maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.