Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4395 E. 2026/4067 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4395
Karar No
2026/4067
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/507 E., 2023/892 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın aynen devamına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/411 Esas, 2021/594 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, duruşmalı olarak yapılan uyarlama yargılamasında, önceki mahkûmiyet hükmünün aynen infazına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2022/507 Esas, 2023/892 Karar sayılı kararının, 13.02.2024 tarihi itibarıyla itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9512 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9512 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli ve 2020/411 esas, 2021/594 sayılı kararının istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359. maddesi ile hükümlü lehine getirilen düzenlemeler uyarınca yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, hükümlü hakkındaki kararda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığından anılan mahkemenin kararının aynen uygulanmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2023 tarihli ve 2022/507 esas, 2023/892 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.

Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki, anılan Kanun'un geçici 34/1-2. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.

Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır..." şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenlemeler ile benzer bir olayla ilgili Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23/01/2024 tarihli ve 2023/3378 esas, 2024/752 karar sayılı ilâmında yer alan, "Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda, sanığın üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek eyleminde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı cihetle, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/a maddesine eklenen hüküm uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükümlerinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.

2. 213 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341/1. maddesi; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının, aynı Kanun'un 3 59... . maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması hususunun değerlendirilmesi bakımından uyarlama yargılaması yapılması gerektiği gözetilmeden, infazın aynen devamına dair karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2022/507 Esas, 2023/892 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca, gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4395, K. 2026/4067, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4395-e-2026-4067-k-1817a052e982