Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2544 E. 2025/6500 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2544
- Karar No
- 2025/6500
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/8488 E., 2019/8168 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın mahkumiyeti yerine eksik inceleme ile beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Hocapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2012 ve 2013 takvim yılına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 28.04.2017 tarihli istem yazısının 08.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıla ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesinde belirtilen istisnai hallerden biri olan mükellefin isteği ile incelemenin dairede yapıldığına dair 08.05.2017 tarihli tutanağın dosya arasında olduğu, bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluştuğu kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 213 sayılı VUK'nun 139. Maddesinde vergi incelemesinin kural olarak incelemeye tabi iş yerinde yapılacağı, iş yerinin terk edilmesi zorunlu nedenlerin varlığı halinde incelemenin dairede yapılabileceği, defter ve belgelerin sunulmasının istenildiği tarihte iş yerinin faal olduğu, faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı dikkate alınarak atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı VUK'nin 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığında suçun unsurları oluşmayacaktır.
Dosya kapsamına göre, vergi denetmeni tarafından 2012 ve 2013 takvim yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, faal olan iş yeri adresinde sanığa 08.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 08.05.2017 tarihli incelemeye başlama tutanağında ise incelemenin dairede yürütülmesi hususunda mükellefle birlikte mutabakata varıldığının belirtilmiş olması karşısında; hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan biri olan mükellefin isteği üzerine incelemenin iş yeri dışında yapılmasına karar verilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Suç tarihinin defter ve belge istem yazısının tebliğ edildiği tarihten 15 gün sonrası olan "24.05.2017" tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığında “11.10.2017” şeklinde yanlış gösterilmesi,
4. Gerekçeli karar başlığında katılan Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
5.Kabule göre de; kendisini vekille temsil ettirip yapılan yargılama sonucunda beraat eden sanık lehine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.