Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1662 E. 2026/4512 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1662
Karar No
2026/4512
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3030 E., 2024/2394 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 62,52 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği bu karara yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiği, bozma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinde sanık hakkında, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 62, 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı eylem nedeniyle kesinleşen mahkumiyet kararının mahsubuna karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; sanığın doğal sit alanında izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, suçun temadi eden eylem olduğuna sanığın eylemini devam ettirdiğine, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan ibeyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İzmir ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 145 Ada, 34 Parsel numaralı taşınmazın hazine adına kayıtlı olduğu, bu taşınmazın aynı zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 21.01.2021 tarihli ve 137418 sayılı Olur kararı ile Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil edildiği, ilgili idarî birim tarafından 22.05.2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede söz konusu taşınmaz üzerinde izinsiz inşaatlar yapıldığının tespit edildiği, geriye dönük olarak hava fotoğraflarının yapılan incelemesinde 13.02.2018 tarihinde bu taşınmaz üzerinde herhangi bir inşaat bulunmadığının tespit edildiği, 01.07.2022 tarihli ortak bilirkişi raporunda tek katlı yapının teras ve merdiven ilaveleri ile birlikte sit alanında bulunan taşınmazda inşai ve fiziki müdahale meydana getirdiğinin, araziye kalıcı geri dönüşümsüz zarar verildiğinin ve uydu fotoğrafları,tutanak tarihinde ve keşif tarihindeki yapıların fiziki durumu birlikte değerlendirildiğinde dava konusu tek katlı yapı ile taş duvarın 13.02.2018 -22.03.2019 tarihleri arasında inşa edildiği kanaatinin bildirildiği bu suretle sanığın Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil ve ilan edilen taşınmaz üzerinde, izin almaksızın inşaî ve fiziki müdahalede bulunmak suretiyle üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği, sanığın eyleminin aynı zamanda imar kirliliğine neden olma suçunu da oluşturduğu iddiasıyla daha önce hakkında İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, İzmir 41. Asliye Caza Mahkemesi'nin 26.11.20 21... /4 00... /1021 Karar sayılı kararıyla aynı yerle ilgili olarak sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, sanığın eyleminin aynı zamanda birden fazla suça vücut vermesi, fikri içtima hükümleri uyarınca 2863 sayılı Kanun gereği cezalandırılması gerektiği ancak imar kirliliğine neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/4 00... /1021 Karar sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen cezanın mahsubunun gerektiği anlaşılmakla sanığın atılı suçtan eylemine uyan TCK'nın 44. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Yasa'nın 65/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına,sanığın daha önce aynı yerle ve aynı fiille ilgili olarak imar kirliliğine neden olmak suçundan İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.20 20... /400 Esas ve 2021/1021 Karar sayılı kararı ile verilen ve 03.01.2022 tarihinde kesinleşen 18.000 TL (10 ay hapis cezası karşılığı) cezasının TCK 63. maddesine gereğince sanığa verilen cezadan mahsubuna dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince CMK'nın 223/7 maddesi gereğince "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" hükmü gereğince İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.12.2021 tarih ve 2021/48836 Esas sayılı iddianamesi ile mükerrer olarak açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı olduğu şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafinin istinaf başvurusu bu nedenlerle yerinde olduğundan ve bu hukuka aykırılığın CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri gereğince yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebileceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yerine; "Aynı fiil nedeniyle, sanık hakkında daha önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının cmk'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına" şeklinde yazılması suretiyle; hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Anılan düzenlemeler kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen 04.05.2023 tarihli ilk hükme yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu ilk bozma kararının karar tarihi itibariyle yürürlükte olan kanuni düzenleme uyarınca da hukuka aykırı olup bu karara istinaden verilen sonraki kararların da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararın kaldırılarak kamu davasının reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1662, K. 2026/4512, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1662-e-2026-4512-k-d70c2371dc62