Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/671 E. 2026/4597 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/671
Karar No
2026/4597
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2749 E., 2024/3398 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/216 Esas, 2024/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. İstinaf ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2024/2749 Esas, 2024/3398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, "vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" ilişkin talebi ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden sanık yararına vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik istinaf kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, zorunlu müdafii olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık Hakkındaki Beraate İlişkin Hükmün Temyizinin Kapsamına Göre, Yalnızca Vekalet Ücreti ile Sınırlı Olarak Yapılan İncelemede: 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.

Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare, bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/1,3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. ve 14. maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine, yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir.

Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi, Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti, sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle, vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen vekalet ücretine ilişkin temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/671, K. 2026/4597, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-671-e-2026-4597-k-d05317a97def