Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/704 E. 2026/5694 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/704
Karar No
2026/5694
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/808 E., 2023/3269 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili, katılanlar ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna, cezanın az olduğuna, bilinçli taksir artırım oranının 1/2 olması gerektiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna, cezanın az olduğuna, bilinçli taksir artırım oranının (1/2) olması gerektiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, kusur durumunu kabul etmediklerine, sanığın ters istikamette seyretmediğine, ölenin ters istikamette seyrettiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; 30.01.2022 tarihinde saat 04.30 sıralarında sanık ...'un sevk ve idaresindeki .. plakalı otomobil ile .. gişeler istikametinden .. ilçesi istikametine doğru bölünmüş statüsündeki .. bağlantı yolu üzerinde ters istikamette seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin ön kısımları ile karşı istikametinden seyir halinde olan ... idaresindeki .. plakalı otomobilin sol ön kısımlarının karşılıklı çarpışması sonucu ...'ın öldüğü, kaza tespit tutanağı ile sanık sürücü ...'un sürücü belgesinin olmadığının ve ters istikamette seyretmesi nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, 30.01.2022 tarihinde ve saat 04.52 de yapılan ölçümde sanık ...'un 1,53 promil alkollü olduğunun belirlendiği, 16.03.2022 tarihli CD inceleme tutanağında; ölen ... ile sanık ...'un kullandığı otomobillerin karşılıklı olarak birbirlerinin üstüne doğru seyir halinde oldukları, sanık ...'un kullandığı .. plaka sayılı otomobilin ters yönde seyir halinde ilerlediği, saat 04.51 sıralarında bahse konu otomobillerin çarpışarak trafik kazasının meydana geldiğinin görüldüğü, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen 15.04.2022 tarihli cevabi yazıda sanık ...'un sürücü belgesinin olmadığı ve suç tarihi öncesinde de ehliyetsiz araç sürmekten hakkında işlem yapıldığının belirtildiği, her ne kadar sanık müdafiileri tarafından kaza tespit tutanağının son sayfasının soruşturma aşamasında değiştirilmiş olması nedeniyle kaza tespit tutanağına itibar edilemeyeceği, ters yönden gelen aracın belirli olmadığı ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağının 3. sayfasında ters yönden gelen aracın sanık ...'e ait olduğunun belirtilmiş oluşu, tutanak mümzilerinin yeminli beyanları ve 06.10.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile ters yönden gelen aracın sanık ...'e ait araç olduğunun tespiti dikkate alınarak kaza tespit tutanağına yönelik itiraza itibar edilmediği, sanık ...'in arkadaşı sanık ... tarafından kiralanan .. plakalı araç ile ehliyetsiz ve 1.53 promil alkollü bir şekilde ters yönde seyir halinde iken ...'ın sevk ve idaresinde doğru istikamette seyir halinde ilerleyen .. plaka sayılı araca çarparak ...'ın ölümüne asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği, sanığın 1.53 promil alkollü şekilde araç kullanması nedeniyle bilinçli taksir koşulunun oluştuğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına, sanığın suç tarihi öncesinde de ehliyetsiz araç sürmekten yakalandığı ve suç işleme hususundaki eğilimi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin, katılanlar ..., ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde düzenlenen ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşmak isabetli ise de, çok fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

2. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, bilinçli taksir nedeniyle cezada yapılacak artırım oranının belirlenmesi sırasında, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşumuna neden birden fazla eylemin varlığı halinde (1/2) oranında arttırım yapılması, tek eylemin bulunması halinde ise (1/3) oranında artırım yapılması şeklinde kabul edildiği, yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen kazada sanığın 1.00 promilin üzerinde 1.53 promil alkollü şekilde ve mecburi yön levhasını dikkate almadan ters yönde seyretmesi sebebiyle bilinçli taksir niteliğinde iki ihlalinin olduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın (1/2) oranı yerine, (1/3) oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin, katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin, katılanlar ..., ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/704, K. 2026/5694, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-704-e-2026-5694-k-5dfb8965dc1b