Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/741 E. 2026/5693 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/741
Karar No
2026/5693
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/972 E., 2023/1284 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın kusurunun bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine, lehe hususların değerlendirilmediğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; 15.08.2020 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki .. plaka sayılı otomobil ile alkollü şekilde seyir halindeylen direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikametten gelmekte olan ...'a ait elektrikli bisiklete, akabinde ...'nun sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete ve son olarak ..'nun sevk ve idaresindeki otomobile çarptığı, kaza neticesinde ...'nun öldüğü, ...'ın ve ...'nin yaralandığı, 28.10.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, kazadan yaklaşık yarım saat sonrasında yapılan alkol muayenesinde sanığın 0.913 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, adli tıp uygulamalarında kişilerin alkol alımını bıraktıkları andan itibaren kandaki alkol oranının saatte 0.15 promil düşeceği göz önüne alındığında sanığın olay anında daha yüksek oranda alkollü olduğunun anlaşıldığı, kazanın sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneklerini kaybetmesi ve hızı düşürmemesi nedeniyle direksiyon hâkimiyetini sağlayamaması neticesi meydana geldiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, 15.08.2020 tarihinde saat 23.15 sıralarında meydana gelen trafik kazasında ...'nun öldüğü, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 27... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ve vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte, tescilsiz elektrikli bisiklet sürücüsü ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığı, sanığın kazadan yaklaşık 45 dakika sonra yapılan alkol muayenesine göre 0.913 promil alkollü olduğu ve kandaki alkol oranının saatte 0.15 promil düşeceği dikkate alındığında, sanığın olay anında 1.00 promilin üzerinde alkollü olacak şekilde araç kullandığı ve sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun ... dışında, çift yönlü yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını ve sürüşü ... ve virajlı yol şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermediği, bu haliyle, hızlı ve kontrolsüzce girdiği sağa viraj çıkışında hakimiyetini kaybettiği aracı ile frenli vaziyette sola yönelip, şerit ihlali yaparak karşı istikametten gelmekte olan araçlarla çarpışarak asli ve tam kusurlu hareketiyle ...'nun ölümüne, mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına, mağdur ...'nin ise vücudunda kemik kırığı oluşacak derecede yaralanmasına sebebiyet vererek, üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne ve iki kişinin de yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işlediği, sanığın alkollü vaziyette ve hızını azaltmayarak herhangi bir kazaya sebebiyet verebileceğini öngörmesine rağmen neticeyi istemediği, bu şekilde sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiği, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, asli ve tam kusurlu olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik cezaya hükmolunması suretiyle, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın olayda asli ve tam kusurlu oluşu ile ölenin 16 yaşında olması dikkate alınarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın .. plakalı otomobil ile seyir halindeyken, almış olduğu alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde asli ve tam kusurlu şekilde bilinçli taksirle 1 kişinin ölümüne ve 1 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, 1 kişinin vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan ...şikâyetinden vazgeçmiş ise de taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunduğundan Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/741, K. 2026/5693, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-741-e-2026-5693-k-812912dece5a