Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/639 E. 2025/6012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/639
Karar No
2025/6012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2033 E. - 2023/1740 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat; haber verme sorumluluğuna aykırı hareket etme suçundan, 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 12.07.2019 günü kolluk kuvvetlerine müracaat eden .. .. tarafından, sanık ...'in, ikametgâhına ait bahçede izinsiz kazı yaptığını ve kazı sonucu çıkan malzemeleri telefonla çektiğini, malzemelerin bir kısmını evin arkasında bulunan odunlukta, bir kısmını ise mutfak dolabının üzerindeki kâsede sakladığını beyan etmesi üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden evde yapılan aramada mutfak dolabındaki kutu içinden peçeteye sarılı vaziyette üç adet metal objenin, bahçede bulunan depodan, üzerinde haç işareti olan 65 cm boyunda bir adet taş ile beş adet metal objenin, ev ile depo arasında bulunan kümesin üzerinden iki adet taş objenin, evin batı duvarındaki ocak üzerinden bir adet taş objenin ele geçirildiği, sanığın kolluk beyanında, bahçede yapmış olduğu tadilatlar sırasında kazdığı yerlerden bazı malzemeler çıktığını, portakal ağacının kökünü çıkarmak için yaptığı kazı sırasında üzerinde haç işareti bulunan taşın çıktığını, ne olduğunu bilmediğinden depoya koyduğunu, mutfak lavabosunun gideri için çukur kazarken mutfakta kutu içerisinde sakladığı malzemeleri bulduğunu, yapmış olduğu tadilatlar sırasında bulduğu malzemeleri de odunluğa kaldırdığını, kültür varlığı olduklarını bilmediğini beyan etmesi üzerine sanık hakkında "izinsiz kazı yapmak" ve "haber verme sorumluluğuna aykırı hareket etme" suçlarından dava açıldığı, sanığın İlk Derece Mahkemesince alınan savunmasında, evinin bahçesinden sürekli bir şeyler çıktığını, çıkan malzemeleri bir kenara koyduğunu, saklamadığını ve satmadığını, malzemeleri kazı yapmadan evinin bahçesindeki duvar yıkıldığında bulduğunu, lavabo için su borusu döşemek amacıyla kazı yaptığı esnada malzemelerin çıktığını, kız arkadaşı tarafından şikayet edildiği tarihte babası yoğun bakımda olduğundan bildirimde bulunacak durumda olmadığını, yeni bulduğunu, haç işaretli taşı evinde yapılan aramadan birkaç gün önce duvar yıkılınca bulduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince alınan savunmasında ise çukurlardan birini foseptik amacıyla kendisinin kazdığını, diğer çukurların ise köpekler tarafından eşelendiğini beyan ettiği, tutanak tanıklarının beyanlarında, bahçede bir çok yerde ve bahçedeki yapılardan birinin içinde kazı yapılmış olduğunu gördüklerini, boru döşemek amacıyla kazılmış bir yer görmediklerini ifade ettikleri anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın "haber verme sorumluluğuna aykırı hareket etme" suçundan mahkumiyetine, "izinsiz kazı yapmak" suçundan ise beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Sanık ...'in üzerine atılı eylemler yönünden aşamalarda yaptığı benzer savunmalarında, ikametinde yapılan aramada ele geçirilen ve el konulan eşyanın, evinin avlusu içerisinde çeşitli tadilatlar sırasında yaptığı kazılar sonucunda tesadüfen bulduğunu, tarihi eser arama amacının olmadığını, hepsinin ikamet ettiği evin bahçesinden çıktığını, bu malzemeleri satmaya çalışmadığını, ticaretini yapmadığını beyan ettiği, ancak İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında dinlenilen tutanak tanıklarının ise söz konusu evin bahçesinde ve bahçe içerisindeki müştemilatların değişik yerlerinde kazıldığı anlaşılan noktalar olduğunu, boru döşenmek için kazılan bir alan görmediklerini ve kazıların genelde yuvarlak ve bir şey aramaya yönelik gibi olduğunu, öbek halinde olduklarını beyan ettikleri, jandarmanın arama sırasında tuttuğu CD içerisinde bulunan görüntüler duruşma sırasında izlenildiğinde, birden fazla güvenlik görevlisinin ikamet içinde ve bahçe müştemilatında yaptıkları arama ve çevre görüntülerini içerdiği, görüntülere göre; bahçe kısmında birkaç noktada kazılmış çukurların bulunduğu, bunlardan birisinin 50 cm'den daha derin ve yaklaşık 40-50 cm. çapında dairesel şekilde bulunduğu, bir diğerinin ikametin duvarının alt kısmında olduğu, derinlik ve diğer boyutunun gözlenemediği, yine bahçe kısmında yer yer eşilmiş kazı izlerinin bulunduğunun gözlemlendiği, bu şekilde sanığın ikamet ettiği evin bahçesinde ve devamındaki yıkık evde çok sayıda kazı yapıldığına dair somut delil ve emareler bulunduğu, çukurların farklı ebatlarda olduğu ve boru çekmek için düz ve boydan boya yapılan kazılardan olmadığının anlaşıldığı, dosyaya sunulan raporlar ve cevabi yazılar uyarınca söz konusu yerin herhangi bir sit alanı içinde olmadığı ve sit kapsamına alınacak yerlerden de olmadığının belirlendiği, tüm bu deliller karşısında iddia konusu yerde sanık tarafından değişik zamanlarda izinsiz olarak kazılar yapılarak çıkardığı objeleri aynı yerde bulundurduğu nazara alandığında sanığın eyleminin bir kül halinde 2863 sayılı yasanın 74/1-2. cümle kapsamında kaldığı" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu eserleri evinin bahçesinde değişik zamanlarda yaptığı tadilatlar ve duvarın yıkılması sırasında bulduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın kültür varlığı bulmak için kazı yapmadığına dair savunmasına itibar edilmeyerek 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte, tek suç işleme kararının icrası kapsamında izinsiz kazı yapma suçunun farklı zamanlarda birden çok kez işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında tayin edilen temel cezanın TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın farklı zamanlarda yaptığı izinsiz kazılar sonunda eserleri bulduğunun ve bildirim yükümlülüğüne uygun hareket etmediğinin anlaşılması karşısında, dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilip, sonucuna göre "haber verme sorumluluğuna aykırı hareket etme" suçundan sanığın durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eylemin kül halinde "izinsiz kazı yapmak" suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmün sadece sanık tarafından temyizi üzerine bozulması nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi dikkate alınarak sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/639, K. 2025/6012, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-639-e-2025-6012-k-757d798018af