Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13566 E. 2025/9378 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13566
Karar No
2025/9378
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1108 E., 2021/1241 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin ise hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I - Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/1108 Esas, 2021/1241 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2019/16 Esas, 2020/192 Karar sayılı kararı ile kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a. maddesi uyarınca kurulan 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin aynı suç isnadı ile ilgili daha önce hakkında dava açılıp hüküm giymesi nedeni ile açılan iş bu davada aleyhe hiç bir delil elde edilmemesine rağmen suçlu bulunduğuna, bu hususu bilen kolluk güçlerinin müvekkilini olay yerine yakın bir mesafede bulması ile oluşan suçun faili konumuna düştüğüne, varsayıma dayalı görüş ile müvekkilinin suçlu bulunmasının, telafisi imkansız zararların oluşmasına neden olduğuna, olay yerinde müvekkiline ait hiç bir parmak izi ve delile rastlanılmadığına, müvekkili ile yakalanan aracın doblo tarzı bir araç olduğuna, bu araçla boru hattından petrol çalınmasını beklemenin hayatın olağan akışına ters düşeceğine, yakalanan araçta söz konusu suçta kullanılması için gerekli envanterlerin ve çalışmanın da olmadığının jandarma tutanağı ile tespit edildiğine, olay anında suç mahalline en yakın kişi olan Jandarma personeli ...'in aracın olay yerinde bulunan araç olup olmadığı yönündeki tereddütleri olduğuna, diğer tanık jandarma personeli ...'ın beyanlarına bakıldığında ise söz konusu araca kaç kişinin bindiğini görmediğini/tespit edemediğini beyan ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraat etmesi gerekirken yanılgıya düşülerek mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık arzettiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin verilen kararın hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğuna, kararların lehlerine bozulması gerektiğine, sanık hakkında verilen cezanın az olduğuna, daha ağır bir ceza verilmesi gerektiğine, yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığına, aracın müsaderesi için gerekli şartlar olduğu halde iadesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 24.06.2017 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 26.06.2017 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13566, K. 2025/9378, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13566-e-2025-9378-k-65724d305368