Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/998 E. 2026/4849 K. – Müstehcenlik

Konu: Müstehcenlik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/998
Karar No
2026/4849
Karar Tarihi
Konu
Müstehcenlik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E., 2022/149 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1.cümle, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 5 yıl 3 ay hapis cezası ve 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın müstehcenlik ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları gereğince ayrı ayrı cezalandırılması ve temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir.

Sanığın temyiz sebepleri; bir nedene dayanmayan temyiz iradesinden ibarettir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığa ait cep telefonu ile kaydedilen ve sanık tarafından başkalarına gösterilip, yayılan mağdurun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntüsü nedeniyle sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurları somut olayda gerçekleştiği gibi, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüyü içeren ürünün üretiminde 13 yaşındaki mağdur çocuğun yer almasından dolayı sanığın eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. maddesindeki müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. Gün para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesi,

2. Kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi sırasında, uygulama maddesinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 2. bendinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi" ibaresinin "5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/998, K. 2026/4849, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-998-e-2026-4849-k-bcbf9db8a214