Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/186 E. 2026/5142 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/186
- Karar No
- 2026/5142
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2318 E., 2025/1476 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2, 62/1, 53/1-2-3 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanığın itirazının kabulü kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüyü izleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. maddesindeki müstehcenlik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüyü izleme eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun yasal unsurlarını oluşturmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Hükmün başında; suç tarihin "13.08.2017" olarak gösterilmesi gerekirken "22.09.2017" olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2020/1643 Esas, 2022/852 Karar sayılı kararı ile Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/890 Esas, 2020/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik bozma kararı verildiği, bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan hüküm kurulmadığı, temyize konu 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. maddesindeki müstehcenlik suçundan kurulan kararın itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda verilmesi nedeniyle 29.12.2025 tarihli Tebliğname'deki Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan ilk hükme yönelik duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkin görüşüne iştirak edilmemiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde İlk Derece Mahkemecesince hüküm kurulabileceği belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2026 tarihinde karar verildi.