Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/77 E. 2026/4085 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/77
- Karar No
- 2026/4085
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2021/2232 E., 2022/2049 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. Hükmün O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın şerit ihlali yapmadığına, kazanın ölenin bilinçli taksirli eylemi nedeniyle meydana geldiğine, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermesi, kaza mahalli yolun geometrik özelliklerini dikkate alarak hızını asgari seviyeye düşürmesi ve idaresindeki aracı kendi seyir şeridi içerisinde tutması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, nizamlara aykırı bir şekilde şerit ihlali yaparak karşı istikametinden gelen ölenin idaresindeki motosikletin şeridine girmesi sonucu motosiklet ile çarpıştığı ve meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, ölenin, sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi istikametine ayrılmış şerit üzerinde seyir halinde iken karşı yönden gelerek şeridine giren sanığın idaresindeki otomobil ile çarpışması şeklinde gerçekleşen kazada ölene atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, Akseki-Seydişehir ilçeleri arasındaki devlet yolunun, Seydişehir istikametinden Akseki istikametine inişin tek şerit ve yol çizgisinin sürekli çizgi olması nedeniyle sollama yasağı ihtiva ettiği, Akseki istikametinden Seydişehir istikametine ilerleyişin ise iki şerit halinde, tırmanma şeridi ve kesik çizgilerle bölünmüş, iki şeritte ilerleme ve sollama yapmaya izin verdiği, olay tarihinde saat 10.30 sıralarında ...'nın sevk ve idaresindeki motosikleti ile Akseki istikametinden Seydişehir istikametine doğru seyir halinde olduğu sırada kaza mahalli yolun virajlı bölümüne geldiğinde idaresindeki aracın sağ kısımlarıyla seyir şeridine giren ve karşı istikamet olan Seydişehir istikametinden Akseki istikametine doğru seyreden sanığın sevk ve idaresindeki otomobilin sağ kısımlarının çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsü ...'nın vefat ettiği, ölü muayene tutanağına göre ...'nın meydana gelen kazaya bağlı olarak sağ bacak ve sağ kol kopmasına bağlı kan kaybı ve boyun travmasına bağlı olarak vefat ettiğinin belirtildiği, kazanın oluşumunda; sanığın, sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halindeyken yolun virajlı bölümüne geldiğinde seyrini teyakkuz sürdürmesi, hızını asgari seviyeye düşürmesi ve idaresindeki aracını kendi seyir şeridinde tutması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, nizamlara aykırı şekilde karşı istikamet olan ölenin seyir şeridine girerek ölenin idaresindeki motosiklet ile çarpışmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği ve asli kusurlu olduğu, ölenin ise kendi istikametine ayrılmış şerit üzerinde motosikleti ile seyir halindeyken karşı yönden gelerek şeridine giren sanık idaresindeki otomobil ile çarpıştığı ve kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince asli ve tam kusurlu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca temel ceza 3 yıl 6 ay hapis cezası olarak takdir edildikten sonra bilinçli taksir hükümleri uygulanmaksızın takdiri indirim maddesinin uygulanması sonucu sanığın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de olayın meydana geldiği yerin Akseki -Seydişehir devlet yolunun yirmi dördüncü kilometresi olduğu, olay yeri inceleme raporu ve kaza tespit tutanağına göre iki yönlü üç şeritli devlet yolu olduğu, yerleşim yeri dışı, hız limitinin 90 km/s olduğu, sola tehlikeli viraj(18 m) ve taş düşebilir (10.3 m) levhalarının bulunduğu, eğimli ve virajlı olduğu, üç şeritli yolun Seydişehir istikametinden ( sanığın gidiş istikameti için) inişte tek şerit ve yol çizgisinin sürekli çift çizgi bulunması nedeniyle sollamanın yasak olduğu, sanığın seyrettiği yol bölümünde, tek şerit, sollama yasağı çift çizgisi ve tehlikeli viraj levhası bulunmasına rağmen sanığın karşı yönden gelen ölenin şeridine girmesi ve kazaya neden olması sebebiyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının somut olayda oluştuğunun değerlendirildiği, çarpışmanın orta şeritte olması nedeniyle sanığın savunmasına itibar edilmediği, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen sonucun ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, sanığın asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olması, kaza sırasında ölenin elinin ve ayağının kopması nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, kendi gidiş istikameti için tek şerit olan, sollama yasağı çift çizgisi ve tehlikeli viraj levhası bulunan sanığın şerit ihlali yaparak eylemini bilinçli taksirle işlediği, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince sanığın bilinçli taksir teşkil eden tek hareketinin bulunduğu gerekçesiyle cezasından takdiren (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akseki Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.